2021 TYT Türkçe Paragrafta Yardımcı Düşünceler Test Çöz-1

0 137

2021 TYT Türkçe Paragrafta Yardımcı Düşünceler Test Çöz-1. Paragrafta Yardımcı Düşünceler Test TYT, Paragrafta Yardımcı Düşünceler Test TYT Çıkmış Sorular, Paragrafta Yardımcı Düşünceler Test Çöz, TYT Paragrafta Yardımcı Düşünceler Test PDF

TYT Türkçe Paragrafta Yardımcı Düşünceler Test Çöz

ÖSYM sınav formatına uygun olarak uzman ekibimiz tarafından hazırlanan 2021 TYT Türkçe Paragrafta Yardımcı Düşünceler Testi Çöz deneme sınavı toplam 20 sorudan oluşmaktadır. Sınav için tahmini süre 20 dakikadır. TYT Paragrafta Yardımcı Düşünceler Deneme Sınavı sonunda doğru ve yanlışlarınız görebilir, başarınızı ölçebilirsiniz.

TYT KAÇ NET KAÇ PUAN

Konu ve KategoriSoru SayısıSüre
TYT Türkçe Test Çöz20 soru20 dakika
Tüm TYT Türkçe Testleri ÇözOnline Test Çöz SayfasıTYT Deneme PDF

TYT Türkçe Paragrafta Yardımcı Düşünceler Test Çöz - 1

Tebrikler - TYT Türkçe Paragrafta Yardımcı Düşünceler Test Çöz - 1 adlı sınavı başarıyla tamamladınız.Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%
Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
Bu sanatçımızın yapıtları, derin bir kültürün özümlenmesi sonucu oluşmuştur. Titiz bir araş­tırmacı ve eleştirmen kimliğiyle Türk ve Batı kül­türünü büyük bir merakla ve gözlem gücüyle in­celemiştir. Türk edebiyatını ve sanatını en ince ayrıntısına kadar araştırıp ulusal ve evrensel bo­yutlarla kavramış ve kendine özgü yorumlar yapmıştır. Sanat eserlerini evrensel bir duyuşla, kendi topraklarına ait eserleri ise kendine özgü bir ulusallıkla açıklamıştır.Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A
Özgün düşüncelerinin bulunduğuna
B
Araştırmacı bir kişiliğe sahip olduğuna
C
Eserlerinde farklı kültürleri kaynaştırdığına
D
Yapıtlarında zengin kültür birikimi olduğuna
E
Eserleri değişik açılardan yorumladığına
1 numaralı soru için açıklama 
Eserlerinde farklı kültürleri kaynaştırdığına dair değinilmemiştir.
Soru 2
Her epope ya da epik şiir bir tarihsel gerçekten kaynaklanır. Örneğin Homeros’un ünlü epik şiiri İliada’nın çekirdeğini Troya savaşları oluşturur. Ancak bu savaşlar tarihe özgü bir nesnellikle değil, düş gücüyle beslenip zenginleştirilerek anlatılır. Gerçeğe olağanüstülükler, şaşırtma öğeleri katılır. Öyküsel bir yapıları olduğu için hem olay örgüsü hem de kişiler bulunur. Kişiler tarihten alınan gerçek kişiler, tanrılar, tanrıçalar gibi değişik öbeklerde toplanabilir.Bu parçada epik şiirlerin hangi yönüne değinilmemiştir?
A
Homeros’un bu tür şiirlerin en önemli ismi olduğuna
B
Öykü türüne ait nitelikler taşıdığına
C
Gerçek olayların hayâl öğeleri ile zenginleştirildiğine
D
Farklı niteliklerde kişilerin yer aldığına
E
Konuların tarihî olaylara dayandırıldığına
2 numaralı soru için açıklama 
Paragrafta "Homeros’un bu tür şiirlerin en önemli ismi olduğuna" değinilmemiştir.
Soru 3
Antolojilere çok önem verirdi Mehmet Fuat. Bir antolojinin, ancak yetkin eleştirmenlerce hazırlanacağına inanırdı. Antoloji hazırlamak yüksek düzeyde eleştiri gücüne bağlıydı. Onun Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi’ni ötekilerden ayrı kılan da bu titizliğiydi. Son yıllarda antolojisini 1940 doğumlulardan bugüne, hiç değilse bizim kuşağı da içine alacak biçimde genişletmesi için epeyce baskı altında kalmıştı. Okurların da isteğiydi bu, bizim de isteğimizdi. Yapmadı, yapamazdı da. Çünkü öyle bir antolojiyi günümüz şairlerini kapsayacak şekilde genişletmenin yol açacağı tartışmaların odağı durumunda kalmayı, aklının ucundan geçirmezdi. Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılamaz?
A
Antolojiyi hazırlamak eleştiri yeteneğinin iyi olmasını gerektirir.
B
Mehmet Fuat, antoloji türünde özgün bir çalışmaya imza atmıştır.
C
Mehmet Fuat, antolojisini titiz bir eleştiri anlayışıyla oluşturmuştur.
D
Yetkin bir antolojiyi usta eleştirmenler hazırlayabilir.
E
Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi, geçmişten günümüze kadar ürün vermiş bütün şairlerin şiirlerini içerir.
3 numaralı soru için açıklama 
"Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi, geçmişten günümüze kadar ürün vermiş bütün şairlerin şiirlerini içerir." seçeneği çıkarılamaz.
Soru 4
Ziya Osman Saba! Yedi Meşaleciler topluluğunun şiire en sadık ismi oldu. Şiirlerini üç kitapta toplayan şair, hikâyeler de yazmıştır. Heceyi duraklarında değişiklik yapmadan kullanan Ziya Osman, uzun zaman serbest biçimlerden uzak durmuştur. Çok sakin, çekingen ve dost bir insan olan Ziya Osman'ın en yakın arkadaşı Cahit Sıtkı'ya olan bağlılığı dikkat çekici bir yönüdür. Özelikle ev içi şiirleri yazdı. Yakınlarından başlayarak bütün İnsanların mutluluk içinde yaşamasını dileyen ve herkesi kucaklamak isteyen bir insandı. Bu parçadan Ziya Osman Saba ile ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A
Herkese karşı insancıl, olumlu duygular beslediği
B
Kendine özgü birtakım özelliklerinin olduğu
C
Bütün şiirlerinde hece ölçüsünü kullandığı
D
Şiirlerinde belirli konuları işlediği
E
Bir edebi topluluğun içinde yer aldığı
4 numaralı soru için açıklama 
"Bütün şiirlerinde hece ölçüsünü kullandığı" ifadesi çıkarılamaz.
Soru 5
Edebiyat çok büyük bir bina ise, eserler onun taşları, eleştiri de çimentosu gibidir. Oysa bizde eleştiri iki şeyle çok fazla karıştırılıyor: Metinler ya boş sözlerle göklere çıkartılıyor ya da tam tersi egoların esiri olunarak kendi eksiklerimizi kapatırcasına yerlere batırılıyor. Hatta eleştirinin sataşmakla karıştırıldığı bir yer var. Eleştireni sataşmaya sevk eden bir şey var. Eleştiri ikisi de değil; ikisinin arasında bir şey olmalı.Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir?
A
Ülkemizde eleştirinin ne olduğunun doğru anlaşılmadığından
B
Bazı eleştirmenlerin yazarın kimliğine göre değerlendirme yaptığından
C
Bazı eleştirmenlerin yazarın kimliğine göre değerlendirme yaptığından
D
Eleştirinin edebiyat için öneminden
E
Kişisel duyguların etkisiyle yapılan eleştirinin yanlışlığından
5 numaralı soru için açıklama 
Paragrafta "Bazı eleştirmenlerin yazarın kimliğine göre değerlendirme yaptığından" söz edilmemiştir.
Soru 6
Benim sözlerimde çelişki aramanız boşunadır. Ben, hiçbir şeyi kesin olarak söylemem. Çelişki, kesin söz söyleyenlerin yazılarında aranır. Ben bazı şeyler üzerinde düşünürüm; okuduğum kitaplardan birtakım düşünceler alırım. Kendimi, düşüncenin de duygunun da pek doğru olan o basit günü birlikteliğine bırakmışımdır. Bugün böyle, yarın şöyle düşünebilirim. Kimseye yol göstermeye kalkmıyorum ki! Bir tek gerçek olduğuna inanmam, gerçekler vardır; onlardan ne kadar çoğunu kendimizde toplayabilirsek, birbirini tutmuyor gibi gözükenleri içimizde ne kadar uzlaştırabilirsek insanoğlunu, dünyayı, doğayı o kadar anlarız. Kesin sözden kaçınmam, karşıtını inkar etmek olacağı içindir. Hiçbir gerçeği inkar etmek istemem.Bu parçada yazar, aşağıdakilerden hangisine değinmemiştir?
A
Hiçbir konuda kesin yargılar ileri sürmediğine
B
Bazı düşüncelerinden kesinlikle ödün vermediğine
C
Zaman içerisinde düşüncelerini değiştirebildiğine
D
Kendi sözlerinde çelişki bulunmayacağına
E
Yalnız bir gerçeğe bağlı kalmadığına
6 numaralı soru için açıklama 
Paragrafta "Bazı düşüncelerinden kesinlikle ödün vermediğine" değinilmemiştir.
Soru 7
Düşünmek bütün beceriler gibi öğretilebilen, öğrenilebilen, geliştirilebilen bir yetenek. Okulların insanlara kazandırabileceği en önemli beceri “düşünmeyi bilmek” olmalı. Gençlere kendi kalıplarımıza göre düşünmeyi öğretmek, yalnız onlar için değil, bütün toplum için zararlı bir tutum. Kendi kendini tekrarlamanın, kısırlık içinde yüzüp durmanın en kolay yolu bu. Gerçek anlamda düşünmeyi öğrenmeden yetişen genç, gün gelir, öğretilenlerin dışında kalan yeni durumlar karşısında şaşkınlaşır, kendi yerini bilemez.Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A
Düşünmenin öğrenilebilecek ve öğretilebilecek bir yetenek olduğuna
B
Düşünme yeteneğini kazanmamış olanların, farklı durumlarla karşılaştığında bocalayacağına
C
Düşünme yeteneğinin okullarda öğrencilere kazandırabileceğine
D
Gençlerin, büyüklerin istediği biçimde düşünmesinin toplum açısından önemli olduğuna
E
Gençlere nasıl düşünülmesi gerektiğini doğru öğretmenin önemine
7 numaralı soru için açıklama 
Paragrafta "Gençlerin, büyüklerin istediği biçimde düşünmesinin toplum açısından önemli olduğuna" değinilmemiştir.
Soru 8
Yaşadığı dönemdeki Fransız toplumu Stendhal'ı tutmamıştır. Bugünkü Fransız toplumu da tutuyorsa; bu olsa olsa duyuş ve düşünüş seviyesinin düne göre ne kadar yükselmiş olduğunu gösterir. Gerçek sanat eserleri kendilerini geç gösterirler, ama bir kere gösterdiler mi hiç eskimezler. Sanat dışı bazı nedenlerle bir süre için köşeye çekildikleri olursa da meydana çıkmakta gecikmezler.Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?
A
Gerçek sanatçılar, eserlerini yaşadıkları günü düşünerek oluşturmaz.
B
Sanat eserinin beğenilmesi her seviyede insana seslenebilmesine bağlıdır.
C
Büyük eserler, ilk anda ilgi görmese de sonradan değerleri anlaşılır.
D
Gerçek sanat eserlerinin değeri ilk anda anlaşılmayabilir.
E
Stendhal'ın yaşadığı dönemde ilgi görmemesi kendisi ile ilgili değildir.
8 numaralı soru için açıklama 
Paragrafta "Sanat eserinin beğenilmesi her seviyede insana seslenebilmesine bağlıdır." çıkarılamaz.
Soru 9
Güneşin batışını izlerken ufuktan sürü sürü kuşun uçtuğunu görmek ya da başınızda bir yaban kuşunun ötüşünü duymak hoşunuza gitmez mi? Kısacası doğanın şaşılası güzelliklerinden zevk almaz mısınız? Her hâlde buna hepiniz “evet” diyeceksiniz. Öyleyse size bir önerim var:________ . Bu parçayı düşüncenin akışına göre aşağıdakilerin hangisiyle tamamlamak en uygundur? 
A
Ormanları korumanın yollarını öğrenin
B
Doğayı koruyun, onun korunmasına yardımcı olun
C
Güzelliklerden zevk almasına bilin
D
Kuşların uçuşunu dikkatle izleyin
E
Doğaya doyum olmadığını anlayın
9 numaralı soru için açıklama 
Paragraf "Doğayı koruyun, onun korunmasına yardımcı olun" ile devam ettirilmelidir.
Soru 10
Roman yorumdur. Romancının, anlattığı olayları görüş, yorumlayış biçimidir. Romancı, zamanın akışı içinde yaşamın değişkenliğini yakalamaya, anlamlandırmaya çalışır. Yaşadığı olaylar arasında kendi yerini arar. Roman, sürekli kendi tanımını bulma ardındadır. Durulmuş, kalıplaşmış bir anlatı sanatı değildir. Bugüne kadar yeni yeni akımlar, roman anlayışları ortaya çıkmıştır. Yazıldıkları dönemde büyük sarsıntı uyandıran kimi romanlar, bugün okunmaz duruma düşmüştür.Bu parçada romanla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir?
A
Yaşamdan etkilendiği gibi yaşamı da etkilediğinden
B
Bazı örneklerinin zaman içinde değerini yitirdiğinden
C
Belirlenmiş kalıplarının olmadığından
D
Zaman içerisinde yeni akımlar ortaya çıktığından
E
Sanatçının olayları yorumlaması olduğundan
10 numaralı soru için açıklama 
"Yaşamdan etkilendiği gibi yaşamı da etkilediğinden" söz edilmemiştir.
Soru 11
Tiyatrosu gelişmemiş bir topluma gelişmiş bir toplum denemez. Tiyatro bir ülkenin eğitimi için en yararlı ve etkin araçlardan biridir. Onun yüceliğini ya da çöküşünü gösteren bir barometredir. Tiyatro bir gözyaşı ve kahkaha okuludur. Hem de medeniyet var olduğundan bu yana... Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? 
A
Tiyatro, insanı düşündüren bir sanat dalıdır.
B
Tiyatro, uygarlığın bir göstergesidir.
C
Tiyatro, en önemli eğitim araçlarından biridir.
D
Tiyatrosu gelişmemiş toplumlar çökmeye mahkûmdurlar.
E
Tiyatronun tarihi, uygarlık tarihi kadar eskidir.
11 numaralı soru için açıklama 
"Tiyatro, insanı düşündüren bir sanat dalıdır." çıkarılamaz.
Soru 12
Edebiyat çok büyük bir bina ise, eserler onun taşları, eleştiri de çimentosu gibidir. Oysa bizde eleştiri iki şeyle çok fazla karıştırılıyor: Metinler ya boş sözlerle göklere çıkartılıyor ya da tam tersi egoların esiri olunarak kendi eksiklerimizi kapatırcasına yerlere batırılıyor. Hatta eleştirinin sataşmakla karıştırıldığı bir yer var. Eleştireni sataşmaya sevk eden bir şey var. Eleştiri ikisi de değil; ikisinin arasında bir şey olmalı.Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir?
A
Bir eseri hak ettiğinden fazla övmenin eleştiri sayılamayacağından
B
Ülkemizde eleştirinin ne olduğunun doğru anlaşılmadığından
C
Eleştirinin edebiyat için öneminden
D
Bazı eleştirmenlerin yazarın kimliğine göre değerlendirme yaptığından
E
Kişisel duyguların etkisiyle yapılan eleştirinin yanlışlığından
12 numaralı soru için açıklama 
" Bazı eleştirmenlerin yazarın kimliğine göre değerlendirme yaptığından" söz edilmemiştir.
Soru 13
Kırk yıldır yazı yazmama rağmen hiçbir zaman profesyonel yazar olmadım. Geçimimi öğretmenlikten sağladım, ailemi bu yoldan geçindirdim. Durmadan yazmam gerektiğine inandım, yaşadıkça yazmam gerektiğini düşündüm. Yazdıklarım belki pek ahım Şahım olmadı. Herkesten önce ben, yazdıklarımın yüz eksiğini bulurum. Bu yüzden yazdıklarımı sürekli düzeltirim. Bunlar, ben yazmasam başka kimsenin yazmayacağı yazılardı, Gücüm daha az kusursuzunu yazmaya yetmese de yazdım. Bana öyle geliyor ki elim kalem tuttukça da yazacağım.Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı yoktur?
A
Kendi yazılarınızı hangi yönlerden yetersiz buluyorsunuz?
B
Yazarlığı ne kadar sürdürmeyi düşünüyorsunuz?
C
Yazarlık dışında başka bir işle uğraşıyor musunuz?
D
Yazılarınızı yeniden gözden geçirir misiniz?
E
Niçin yazı yazıyorsunuz?
13 numaralı soru için açıklama 
"Kendi yazılarınızı hangi yönlerden yetersiz buluyorsunuz?" sorusunun cevabı yoktur.
Soru 14
Çağ içinde anlaşılmamış, bir yana itilmiş nice ozanlar vardır. Bunlardan bazıları oluşan yeni değer yargıları, değişen anlayışlarla evrenimize bir gün yeniden doğmuşlardır. Onların eskiden var olduklarını, yeni bir tat bulduğumuz ürünlerinin nice yıllar önce söylendiğini düşünmeyiz bile. Onları çağdaşımız sayarız. Bu duruma her ülkenin edebiyatında örnekler bulabiliriz. Uzağa gitmeden Yunus Emre’yi düşünelim: Anlaşılabilmiş mi çağında? Şiirinin bildirisi, özü yaşadığı donemin havasına ters düşmüş. O günlerin karanlığı içinde yitip gitmiş. Ama günün birinde her şeyin insana bağlı olduğu, dünyaya barışı, erdemi getirmenin insanın insanı sevmesine bağlı olduğu gerçeği bir değer yargısına dönüşünce, zamanın üzerine biriktirdiği tozları silkeleyip ortaya çıkıvermiş Yunus.Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A
Bütün sanatçıların değerlerinin ölümlerinden sonra anlaşıldığı
B
İşlediği temalar devrinin anlayışına uymayan sanatçıların yaşadıkları devirde ilgi görmediği
C
Yunus Emre’nin şiirlerinin, şairin yaşadığı dönemde gereği gibi anlaşılmadığı
D
Yaşadığı dönemde anlaşılmayan bazı sanatçıların sonraki çağlarda ilgi gördüğü
E
Yunus Emre’nin şiirlerinde insan sevgisi temasını işlediği
14 numaralı soru için açıklama 
"Bütün sanatçıların değerlerinin ölümlerinden sonra anlaşıldığı" çıkarılamaz.
Soru 15
Yaşıma bakmayın siz, gencim ben; dipdiri ve canlıyım. Yetmişinde gençlik olur mu hiç, diyebi­lirsiniz; ama ben nüfus kağıdı yaşından söz et­miyorum ki. Ruhsal yaşım gençtir benim. Bun­dan ötürü söylüyorum bunları. Sıkıntıları önem­sememeyi başardığımda kazandığım; tanıma­dıklarıma bile her günaydın, merhaba deyişim­de daha da dirileşen, seven gözlerdeki ışıltıyla beslenen bir gençlik bu. Başka gizemi yok.Bu parçadan yola çıkılarak aşağıdaki yargı­lardan hangisine ulaşılamaz?
A
Sevginin, insan psikolojisini güçlendiren bir yanı vardır.
B
Sorunları büyütmemek, insanın genç, canlı kalmasında önemli bir etkendir.
C
Her yaşın bir güzelliği olduğu için kişi, yaşı­nın gereğini yapmalıdır.
D
Gençlik, insanın içinde hissettiği bir duygu­dur.
E
İnsan, kendisini hangi yaşta hissediyorsa o yaştadır.
15 numaralı soru için açıklama 
"Her yaşın bir güzelliği olduğu için kişi, yaşı­nın gereğini yapmalıdır." ulaşılamaz.
Soru 16
Röportaj, hem canlı hem belgeli hem öğretici hem de bilgilendirici özellikleriyle düz yazı içinde ayrı bir yere sahiptir. Ayrıca estetik kaygı taşıması da dikkate alınırsa onun, öteki edebi türlerden sözgelişi bir romandan, bir öyküden, bir tiyatro eserinden hiç de aşağı kalmadığı görülür. Bir başka deyişle bu tür, anlatım türleri içinde ayrı bir değere sahiptir.Parçaya göre aşağıdakilerden hangisi röportajın özelliklerinden değildir?
A
En çok ilgi gören edebi tür olması
B
Sanatsal yönünün bulunması
C
Kendine özgü niteliklerinin olması
D
Anlatıma bağlı olan diğer türler kadar önemli olması
E
Öğretici bilgiler içermesi
16 numaralı soru için açıklama 
"En çok ilgi gören edebi tür olması" röportajın özellerinden biri değildir.
Soru 17
Mektuplar, sanatçıyı ele veren ipuçlarıdır. Şiirlere, romanlara, herhangi bir esere yansımayan birçok düşünce ve ayrıntı, sanatçının özel mektuplarında gün ışığına çıkar. Sanatçılar mektuplarıyla yapıtları ve sanat anlayışları hakkında da bilgiler verirler. Onları kendi ağızlarından, en içten, en doğal duygularıyla tanıma şansını yakalar okuyucu. Bu da en çok edebiyat tarihçisinin işine yarar. Bir eseri yazarı kadar kim aydınlatabilir? Bu parçada mektupla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A
Sanatçıların sanat anlayışlarıyla ilgili bilgiler verdiğine
B
Yazarların ünlü olmasını sağladığı
C
Yazarların yapmacıksız hallerini gözler önüne serdiğine
D
Sanatçıların öteki eserleri hakkında bilgi verdiği
E
Sanatçıların eserlerinde bulamadığımız birtakım bilgileri içerdiğine
17 numaralı soru için açıklama 
"Yazarların ünlü olmasını sağladığı" değinilmemiştir.
Soru 18
Kimim ben? Bu soruyu sorduğumda ne diyeceğimi şaşırıyorum. Tek sözcükle “İnsanım.” demek yetmiyor. İnsan olmanın getirdiği sorumluluklar önemli. Yaşım kırkı aşmış, ama gereğince olgunlaştıramamışım kendimi. Düşünüyorum da nice eksiklerim çıkıyor. Kimi günler bencilliğim ağır basmakta, kimi günler duygularım. Öyleyse nereden geliyor, bunca eksiklerim? Düşüncelerimi ve aklımı yenmek İsteyenlerin kurnazlıkları böyle yapmış beni. Gene de kişisel çabalarımla kabalıklarımın yontulduğu yerler çok. Ama yeterli bulmuyorum bunu. Tez kızıyorum. Kimi zaman az önce açıkladığım yargı, az sonra yanlış çıkıyor.Bu parçada yazar, aşağıdakilerden hangisine değinmemiştir?
A
İnsan olmanın, kişiye birtakım sorumluluklar yüklediğine
B
Kendisini, tam anlamıyla olgun biri olarak görmediğine
C
İnsan olmanın getirdiği sorumlulukların bilincinde olduğuna
D
Kendinde gördüğü eksikliklerin nedenini bilmediğine
E
Kendi çabaları sonucu bazı yönlerden olgunlaştığına
18 numaralı soru için açıklama 
"Kendinde gördüğü eksikliklerin nedenini bilmediğine" değinilmemiştir.
Soru 19
Dilin değişmesini, sadeleşmesini zorlayan toplumsal koşullar, şiiri biçimsel değişikliklere uğrattı. Cumhuriyet dönemine geçişte değişen toplumsal ilişkiler ve toplum düzeni, Anadolu‟ya dönük, anlaşılabilir dil kullanmayı zorunlu kılarken, en büyük darbeyi aruz veznine indirmiştir denebilir. Yüzlerce yıl olgunlaşmış bir kalıp, sadeleşmekte olan bir dilin yapısına uymadığı için kayboldu. Yahya Kemal gibi onu en iyi biçimde kullanan ilk şairin çabası da aruzu yaşatmaya yetmedi. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? 
A
Yahya Kemal‟in aruzun büyük bir ustası olduğuna
B
Şiirin toplumsal durumun düzeltilmesi için kullanıldığına
C
Toplumsal koşullardaki değişimin şaire yansıdığına
D
Anadolu‟ya yönelmenin dilin sadeleşmesini gerektirdiğine
E
Aruzun dilin sadeleşmesinden olumsuz etkilendiğine
19 numaralı soru için açıklama 
"Şiirin toplumsal durumun düzeltilmesi için kullanıldığına" değinilmemiştir.
Soru 20
Salim Şengil, öykülerinde sıradan insanların günlük yaşam içindeki serüvenlerini, arı bir dil, yalın bir anlatımla yansıtmıştır, insanın toplumla ilişkilerini, ilişkilerindeki çelişkileri gerçekçi bir bakış açısıyla, alaylı yanı ağır basan bir tutumla ortaya koymuştur. Şengil, dile özen gösteren bir yazardı. Onun için, öykü demek, dil demekti. Bir öykünün sözcük sözcük, tümce tümce yazılıp geliştirileceğine inanırdı. Yazdığı her cümleyi yazdıktan sonra yüksek sesle okuyup, kimi zaman başkalarına da okutarak istifini, ses uyumunu denetlerdi. Bu parçada sözü edilen yazarla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? 
A
Sadece öykü türünde eserler verdiğine
B
Sıradan insanların günlük yaşam mücadelesini anlattığına
C
Gerçekçi bir bakış açısıyla konuları anlattığına
D
Eserlerinde alaylı bir dil kullandığına
E
Dile önem verip, sade ve yalın bir dil kullandığına
20 numaralı soru için açıklama 
"Sadece öykü türünde eserler verdiğine" değinilmemiştir.
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
20 tamamladınız.

TYT AYT DENEME SINAVLARI

TYT-AYT-YKS KONULARI PDF

Bunları da incele!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: Content is protected!