2021 KPSS Türkçe Paragrafta Anlam Testi Çöz-1

0 33

2021 KPSS Türkçe Paragrafta Anlam Testi Çöz-1. Paragrafta Anlam Testi KPSS, Paragrafta Anlam Testi KPSS Çıkmış Sorular, Paragrafta Anlam Testi Çöz, KPSS Paragrafta Anlam Testi PDF. Türkçe Paragrafta Anlam Testi

KPSS Türkçe Paragrafta Anlam Testi Çöz

ÖSYM sınav formatına uygun olarak uzman ekibimiz tarafından hazırlanan 2021 KPSS Türkçe Paragrafta Anlam Testi Çöz deneme sınavı toplam 20 sorudan oluşmaktadır. Sınav için tahmini süre 20 dakikadır. KPSS Sözcük Yapısı Deneme Sınavı sonunda doğru ve yanlışlarınız görebilir, başarınızı ölçebilirsiniz.

KPSS PUAN HESAPLAMA

Konu ve KategoriSoru SayısıSüre
KPSS Türkçe Test Çöz20 soru20 dakika
Tüm KPSS Türkçe Testleri ÇözOnline Test Çöz SayfasıKPSS Çıkmış Sorular

KPSS Türkçe Paragrafta Anlam Test Çöz - 1

Tebrikler - KPSS Türkçe Paragrafta Anlam Test Çöz - 1 adlı sınavı başarıyla tamamladınız.Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%
Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
Hem açık seçik, akıcı bir anlatım hem hiçbir ayrıntıyı kaçırmayan bir titizlik. Hem herkesin bildiği konulara eğiliş hem de çok ince bir zihin yapısı isteyen derinliklere iniş. Denediği türlerin çokluğuyla değil, belirli türleri değişik yorumlarla sunmasıyla dikkati çeken bir yazar.Aşağıdakilerden hangisi, sanatçının bu parçada belirtilen özelliklerinden biri değildir?
A
Dili başarıyla kullanma
B
Bilinen konuları ele alma
C
Olayların ayrıntılarına inme
D
Sorunlara çözüm getirebilme
E
Yaratıcılık gücüne sahip olma
1 numaralı soru için açıklama 
1 ve 2. cümlede olayların ayrıntılarına inildiği ve dilin başarıyla kullanıldığı açıklanıyor. 2. cümlede bilinen konuların ele alındığı ve sanatçının yaratıcı bir güce sahip olduğu vurgulanıyor. Bu parçada, yazarın sorunlara çözüm bulmasıyla ilgili bir ayrıntı yok. Cevap (D) seçeneğidir.
Soru 2
"Sayıların Esrarı" her devirde, sayıların insanların ilgi odağı oluşundan hareketle hazırlanmış bir çeviri kitap. Sayıların esrarlı, renkli aleminde gezinmekten hoşlananlar için bir solukta okunacak nitelikte. Ayrıca salt, sayılara dayanan felsefelerin, örneğin pisagorculuk , var olduğu düşünülürse hiç de abartılı bir kitap sayılmaz. Yazar; yüze kadar bütün sayıların, on bine kadar da belli başlı sayıların sembolik anlamları üzerinde duruyor. Sayılarla bu kadar uğraşınca kitabı bitirdikten uzun bir süre sonra her şeyi sayı olarak görüyorsunuz. Bu parçada, aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
A
Sayıların insan hayatında her dönemde gizemini koruduğu
B
Sayıların Esrarı adlı kitabın sayıların renkli alemini anlatmasına
C
Yüz'e kadar, sayıların sembolik anlamlarının gösterildiğine
D
Kitabın okur üzerinde belirli bir etki bıraktığına
E
Sayıların insanların hayatını tümüyle değiştirdiğine
2 numaralı soru için açıklama 
Parçada, sayilarin insanlarin hayatini tümüyle degistirdigi düsüncesi çikarilamaz. Yanit E
Soru 3
Ünlü kişilerin yaşamlarını, yaptıklarını, yaşadıkları döneme katkılarını anlatan yazı ve kitaplara yaşamöyküsü denir. Yaşamöyküsü belgelere dayanır. Konu olarak alınan kişilerin mektuplarından, günlüklerinden, anılarından, yapıtlarından yararlanarak yazılır. Bu türe, Tanzimat Dönemi'nde Namık Kemal "Evrakı Perişan", Edebiyatı Cedide'de Süleyman Nazif "Fuzuli", yirminci yüzyılda Yakup Kadri "Ahmet Haşim" adlı eseri ile katkıda bulunmuştur. Türk ünlüleriyle ilgili olarak, İ. Alaattin Gövsa ve edebiyat tarihçisi Fuat Köprülü'nün de yapıtları vardır.Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı yoktur?
A
Yaşamöyküsünün özellikleri nelerdir?
B
Edebiyatımızda yaşamöyküsü türünde yazılmış ilk eser kimindir?
C
Fuat Köprülü kimdir?
D
Edebiyatımızda, yaşamöyküsü türünde yazılmış önemli eserler hangileridir?
E
Yaşamöykülerinde hangi kaynaklardan yararlanılır?
3 numaralı soru için açıklama 
"Edebiyatımızda yaşamöyküsü türünde yazılmış ilk eser kimindir?" sorusunun yanıtı yoktur.
Soru 4
(I) Cicero, bu eserinde yaşlılık sorunları hakkındaki düşüncelerini dört bölümde dile getiriyor. (II) "Yaşlıların yapacağı işler yok muydu?" diye başlıyor sözüne. (III) Ona göre yaşlılar, gençlerin yaptığı işleri yapamazlar, bedensel güçleri yetmez. (IV) "Ama..." der Cicero: "Yaşlılar, fiziksel olmayan daha büyük işler yapabilirler." (V) Hatta yaşlıların çoğu bakıma da muhtaçtırlar. (VI) Çünkü büyük işler çeviklikle değil, bilgi ve düşünce gücüyle yapılır. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi, düşünce akışını bozmaktadır?
A
II
B
III
C
IV
D
V
E
VI
4 numaralı soru için açıklama 
V. cümle akışı bokmazktadır.
Soru 5
İslamiyet'in kabulünden önce Türklerin, başka hiçbir toplumun etkisinde kalmamış bir dilleri ve edebiyatları vardı. Her ilkel edebiyatta olduğu gibi bu edebiyatta da şiirle büyü birlikte yürümekte ve dinsel törenler, önemli bir yer tutmaktaydı. Bunun yanı sıra ozan, bakışı, şaman gibi adlarla anılan şairlerde olağanüstü güçler bulunduğuna inanılırdı. Çoğu ortak ve sözlü ürünlerden oluşan bu edebiyatın en önemli bölümünü destanlar oluşturmaktaydı. Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
A
Türk dilinin en eski ürünleri
B
Eski Türk şiirinin özellikleri
C
Eski Türklerde edebiyat
D
Edebiyat ve dinsel törenler
E
Türk toplumunda şairlerin yeri
5 numaralı soru için açıklama 
Konusu "Edebiyat ve dinsel törenler"
Soru 6
Masallarımızın ünlü kahramanı Keloğlan, çoğu kez kimsesiz, dul bir kadının oğlu olarak çıkar karşımıza. Üstü başı perişandır. Çevresince alaya alınır, küçümsenir. Ne var ki o, bunlara aldırmaz, ses çıkarmaz ancak, ezilmek istendiği zaman kötülerle, güçlülerle savaşmaktan kaçınmaz. Çelimsiz ama beceriklidir. Bir şeye karar verdi mi sonuna kadar direnir. Türlü oyunlara başvurur. Kötüleri, devleri, cambazları, bu yolla dize getirir.Parçaya göre Keloğlan aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilemez?
A
İnatçı
B
Kurnaz
C
Alıngan
D
Yoksul
E
Akıllı
6 numaralı soru için açıklama 
Üstü başı perişan, yoksulluğunu: bir şeye karar verdi mi sonuna kadar direnir, inatçılığını: türlü oyunlara başvurur, kurnazlığını: cambazları yola getirir, akıllılığını ifade eder. Çevresince alaya alınır, küçümsenir. Ne var ki o, bunlara aldırmaz.” sözü Keloğlan’ın alıngan olmadığını gösterir. Cevap (C) seçeneğidir.
Soru 7
(I) Son zamanlarda yayımlanan birtakım değerlendirmelerde, Türk edebiyatında kadın yazarların azlığından söz ediliyor ve onlar, aşk gibi “hafif konulan ele aldıkları için eleştiriliyor. (II) Sanki Türk kadını toplum yaşamına yüzyıllar önce katılmış! (III) Onca zaman bomboş oturmuş! (IV) Sanki okuma-yazma öğrenmesine bile izin verileli yalnızca seksen yıl olmamış gibi... (V) Sanki dünya edebiyat tarihinde en vazgeçilmez konuların başında aşk gelmiyormuş gibi... (VI) Atlı arabalarla gezen kadınların yazdığı romanlar uzay çağında yaşayanları etkiliyor, duygulandırıyorsa onlar, insanlığın en temel, en değişmez, en can alıcı temasını yani aşkı işlemeyi başarmışlardır. Bu parçanın I. cümlesinde belirtilenlerle ilgili olarak daha sonraki cümlelerde söylenenlerin tümü aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir? 
A
Karşı çıkan
B
Bir sonuca varmayan
C
Destekleyen
D
Olumlu ve olumsuz yönlerini belirten
E
Nesnel bakış açısıyla yaklaşan
7 numaralı soru için açıklama 
I. cümlesinde belirtilenlerle ilgili olarak daha sonraki cümlelerde söylenenlerin tümü "Karşı çıkan" ile nitelendirilir.
Soru 8
Edebiyatta, düşüncenin ardında bir düşünce daha olması, onun ardında gene bir düşünce olması iyidir. Böyle olmazsa edebiyat bir plastik masaya benzer; dümdüz olur. Oysa bir tahta masaya benzemesi gerekir; tahtanın altında başka damarlar, başka biçimde görünümler vardır. Tahtanın derinine indikçe insan başka biçimlere rastlar.Bu paragrafa en uygun başlık aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A
Anlatımda Çeşitlilik
B
Anlam Yoğunluğu
C
Anlamda Kalıplaşma
D
Anlatım Derinliği
E
Düşüncelerdeki Değişme
8 numaralı soru için açıklama 
Paragrafta eserin anlam derinliğine, yoğunluğuna sahip olması gerektiği anlatılmaktadır. Bu anlam “B” seçeneğinde verilmiştir. “D” seçeneği çok kuvvetli çeldiricidir. Paragrafta söz edilen, anlam boyutudur. Anlatım boyutu eserin biçimsel yapısına yöneliktir. Bu paragrafta “anlatım boyutu” değil “içerik boyutu“ndan söz edilmiştir. Cevap (B) seçeneğidir.
Soru 9
Sanatın amacı, kişinin düşüncesini, duyarlığını geliştirmek; ona, dünyaya ve insanlara insanca bakma, sezme, kavrama gücü kazandırmaktadır. Sanat ürünlerine ilgi duymayan, hayali işlemeyen, başkalarının acılarına, dertlerine ortak olmayan bir bilim adamı, bir yargıç, bir yönetici düşünelim; ne yararı olur. Bunların toplumlarına, insanlığa? İnsanın, insan sevgisiyle yoğrulmadığı toplumlarda bütün yönleriyle ilkellik egemen olmaz mı?Yukarıdaki parça için en uygun başlık aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A
Sanat ve Düş Gücü
B
Sanat ve İnsan
C
Sanat ve Yaratıcılık
D
Sanatın Gelişimi
E
Sanatın Doğuşu
9 numaralı soru için açıklama 
Paragrafta sanatın insanı hangi yönlerden, nasıl dönüştürmesi gerektiği anlatılmakta, sanatın insanla olan ilişkilerine değinilmektedir. Dolayısıyla anlamı kapsayacak en genel başlık “Sanat ve İnsan“dır. Cevap (B) seçeneğidir.
Soru 10
(I) Bir yabancı dili, hatta birkaç yabancı dili iyi bilmek, onunla konuşup anlaşabilmek; iyi bir çeviri için yeterli değildir. (II) Bir kişi, daha erken yaşlardan yabancı dile merak salar ve onu ileriki yaşlarda çok ilerletebilir. (III) Yabancı ülkelerde "aksan" dedikleri söyleyiş niteliklerini de çok iyi bir düzeye getirebilir. (IV) Ama kişinin bu seviyesine bakıp o, artık bir çeviri esere imza atabilir, yargısına varmak doğru değildir. (V) Edebiyatımızda kendinde bu seviyeyi görüp bunu "yeterlilik" zanneden ve hemen bir çeviriye başlayan hatta ortaya birkaç ürün çıkaran "kişi" ler de vardır. Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangisi, paragrafın ana fikri olmaya en uygundur?
A
I
B
II
C
III
D
IV
E
V
10 numaralı soru için açıklama 
Birden fazla dili iyi bilmenin nitelikli bir çeviri için yeterli olamayacagi fikri, parçanin bütününden çikarilabilecek en kapsamli yargidir. Yanit A
Soru 11
Hiçbir zaman "şiir nasıl yazılır, şiirin işlevi nelerdir?" gibi konularda kalem oynatmayı düşünmedim. Çünkü _____ İyi bir şair, aynı zamanda iyi bir şiir kuramcısı veya eleştirmeni olmak zorunda değil bana göre. Bu kanıda olmamın nedenlerinden biri, belki de en önemlisi, şiir kuramlarından habersiz birçok iyi şairin olmasıdır. İyi bir şiir yazmak için gerekli olan şey, yetenek ve dilin inceliklerini bilmektir. Yukarıdaki parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerin hangisinin getirilmesi en uygundur?
A
iyi bir şiir yazmanın birinci ve en önemli kuramı konusunda olgun fikirlerin olmasıdır.
B
ben iyi bir şair olmak istedim; şiir üzerine çok düşünüp şiir kuramcısı olmak istemedim.
C
şiir üzerine düşünmeyen, şiiri hayatına sindirmeyen birinden şiir yazması beklenemez.
D
bir kişi önce şiir üzerine kafa yormalı ve şiirin gizemini çözmeye çalışmalıdır.
E
şiirde esas olan şey duygular değildir; şiir duygu ile değil sözcükle yazılır.
11 numaralı soru için açıklama 
"fiiir nasil yazilir, siirin islevi nelerdir?" tarzindaki sorular siir kuramiyla ilgilidir. O halde bu sorular üzerinde kalem oynatmaktan kaçinan bir sair, iyi bir sair olmak isteyecek ve siir kuramcisi olmaya çalismayacaktir. Yanit B
Soru 12
Yazar, genç şaire yazdığı mektupta şöyle demekte: "Kitabınızda aruz vezniyle yazdığınız şiirler de var. Bunları Yahya Kemal'in çok sevdiği ve kullandığı aruz kalıbıyla yazmışsınız. Buna diyecek bir şeyim yok. Ancak______ . Bu durum, şiirlerinize taze bir havanı n sinmesini, onlarda sizin sesinizin duyulmasını engelliyor. fikirleriniz, Yahya Kemal'in mükemmel şiirlerinin kusurlu birer gölgesi olmaktan öteye gidemiyor." Yukarıdaki parçada, boş bırakılan yere aşağıdakilerin hangisinin getirilmesi en uygundur?
A
bu şiirlerde Yahya Kemal'in söyleyiş tarzını da benimsemişsiniz.
B
Yahya Kemal bu şiirlerin hakkında ne der bilemiyorum.
C
bu şiirlerinde biraz da yerel motişere yer vermen gerekiyor.
D
şiirde sanatı fazla öne çıkardığından, anlam geri planda kalmış.
E
şiirin kendine has bazı kuralları her şiirde uygulanmayabilir.
12 numaralı soru için açıklama 
Parçada birakilan bosluga A seçeneginde verilen ifade getirilmelidir. Çünkü parçanin son cümlesinde sözü edilen genç sairin siirlerinin Yahya Kemal'in gölgesinde kaldigi vurgulanmaktadir. Yanit A
Soru 13
Ne zaman dostluk konusu üzerinde dursam, hep şu noktayı göz önünde tutmak gerektiğini düşünürüm: Acaba dostluğu arttıran neden, güçsüzlük ya da ihtiyaç mıdır? Acaba karşılıklı yardımlaşmaya girişirken insanların amacı, tek başlarına pek başaramayacakları şeyi bir başkasının yardımıyla elde etmek, sırası gelince karşılığını yapmak mıdır? Yoksa yardımlaşma dostluğun yalnızca bir özelliğidir ve dostluğun daha derin, daha soylu, salt doğanın yarattığı başka bir nedeni mi vardır? Dostluk, insanların sıcak duygularla birbirlerine sıkı sıkıya bağlanmalarıdır.Bu parçada görüşlerini belirten kişinin anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
A
Dostluğun asıl kaynağı, insanın doğasında bulunan sevgidir.
B
Dostluk karşılıklı yardımlaşma sonucunda kurulur.
C
Dostluğun temel amacı birleşerek güçlenmektir.
D
Dostluğun temelinde güçsüzlük ve çıkar düşüncesi yatar.
E
Dostluğun doğuş nedeni insanların yardımlaşma ihtiyacıdır.
13 numaralı soru için açıklama 
Anlatılmak istenen "Dostluğun asıl kaynağı, insanın doğasında bulunan sevgidir."
Soru 14
(I) Yaşayan sanatçılara televizyonlarda pek yer verilmiyor. (II) Bunların içerisinde sürekli olarak ekranda olan tek sanatçı neredeyse Attila İlhan. (III) Demek ki ülkemizde edebiyatçılara, şairlere, romancılara, öykü ve deneme ustalarına ihtiyaç duyulmuyor artık. (III) Şahsen ben 1996’dan beri televizyonlarda anımsanmıyor, oralara çağrılmıyorum. (V) Diğer pek çok yazarın da akla geldiğini, zaman zaman da olsa ekrana davet edildiklerini sanmıyorum. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir çıkarım söz konusudur?
A
I
B
II
C
III
D
IV
E
V
14 numaralı soru için açıklama 
III. cümlede bir çıkarım söz konusudur.
Soru 15
_________ Bir sözcük tek basınayken ses ve anlam yönünden etkileyici özellikler taşımayabilir. Ancak aynı sözcük cümlede öteki sözcüklerle yan yana geldiği zaman etkileyici nitelikler kazanır. Kısaca şunu demek istiyorum: Bir yapıtta anlatımın sağlamlığı, sözcüklerin seçimine ve bunların yerli yerinde kullanılmasına bağlıdır. Bu parçanın başına, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
A
Bir yazıya başlarken akla ilk gelen sözcük en uygun sözcüktür.
B
Dillerin söz dağarcığı birbirinden farklıdır.
C
Sözcüklerin gücünü kullanımları belirler.
D
Düşünceleri, gelişigüzel söylemekten kaçınmak gerekir.
E
Süslü ve özentili anlatım iyi düşünememekten kaynaklanır.
15 numaralı soru için açıklama 
"Sözcüklerin gücünü kullanımları belirler." getirilmelidir.
Soru 16
Başarılı şairlerin hepsi, kendilerinden önceki şairlerin şiirlerini okuyarak öğrenmişlerdir şiir yazmayı. Kendi başınıza da olsa, bir ustanın denetiminde de olsa, şiir yazmayı öğrenmek için ne yapmanız gerektiği bellidir: Beğenilen şiirleri teker teker okuyacak, değerlendirecek, işin sırrına varmaya çalışacaksınız. Şöyle bir okuyup geçmekte değil işin sırrı. Her şairi, her şiiri ayrı ayrı, titizlikle irdeleyeceksiniz. Sözcükleri nasıl seçmiş, nasıl birbirine bağlamış? Dizeleri nasıl kurmuş? Bu türden birçok sorunun yanıtını ararken bütün emeğiniz boşa da gidebilir. Bu nedenle, _______ . Bu parçanın sonuna, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
A
şairliğe özenen bir insanın şiiri zevk almadan okuması düşünülemez.
B
şiir yazanlar, kimi sıkıntılara katlanmanın yanı sıra amacına ulaşamamayı da göze almalıdır.
C
şiir yazabilmenin ilk koşulu, iyi şiiri kötüden ayırabilmektir.
D
kötü şiirler, üzerinde uzun uzun çalışılmadan, değişik denemeler yapılmadan yazılanlardır.
E
şiirin yapısını, doğasını kavramamış insanlar, kendilerini şair sanıyorlar.
16 numaralı soru için açıklama 
"şiir yazanlar, kimi sıkıntılara katlanmanın yanı sıra amacına ulaşamamayı da göze almalıdır." getirilmelidir.
Soru 17
Bir uygarlığın doğuşunda etkin olan ilk öge insan, ikinci öge ise doğadır. Doğa, insan çalışmalarının yönünü belirler. Ağaç olmayan yerde ağaçla, taş olmayan yerde taşla ilgili yaratmalar da olmaz. Orada doğa insanlara ne vermişse, nelerden yararlanma olanağı sağlamışsa uygarlık ona yönelir.Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?
A
İnsanoğlu uygarlığı yaratırken doğayı gereç olarak kullanır.
B
İnsanın, yaşamında çok yararlandığı kaynaklardan biri de doğadır.
C
Uygarlıktan söz edebilmek için önce insanın varlığı gereklidir.
D
Teknolojik gelişmeler, doğanın uygarlık savaşındaki payını sınırlandırır.
E
Uygarlık, çevrenin doğal özellikleriyle ilişkilidir.
17 numaralı soru için açıklama 
Parçada, bir uygarlığın doğuşunda insan ve doğanın önemli olduğu, bu iki öğenin sürekli birbirlerini etkiledikleri anlatılmış. “A, B, C, E ” seçeneklerindeki cümleler aynı doğrultudadır. “D” seçeneğindeki cümlede geçen “teknolojik gelişme“ye kavram olarak ulaşılamaz. Bu nedenle “D” seçeneğindeki yargıyı çıkarmak söz konusu değildir. Cevap (D) seçeneğidir.
Soru 18
İçeriğini çok iyi bildiğimiz kitapları bile yeniden okumalıyız. Çünkü kitaplarda keşfedilmeyi bekleyen nice hazine vardır. Benzer biçimde, resimlere de tekrar bakmalıyız. Onlara baktıkça yenilendiğimizi anlarız. Bir müzik yapıtını da yeniden dinlemeliyiz. O yapıtı dinledikçe dünyamızın zenginleştiğini, değiştiğini görürüz.Bu parçadan sanat yapıtıyla ilgili olarak aşağıdaki yargıların hangisine varılamaz?
A
Değerleri ancak, üzerinden yıllar geçince anlaşılır.
B
Onlarla bir kez karşılaşmış olmamız yetmez.
C
Tüm güzelliklerinin ayrımına varmak zaman alır.
D
Duygularımızı çeşitli yönlerden besleyip geliştirirler.
E
Her seferinde bizde yeni duygular uyandırırlar.
18 numaralı soru için açıklama 
Bu parçada bir sanat eserini anlamak için, onun tadına daha iyi varabilmek için sanat eserini yeniden okumak, görmek ve dinlemek gerektiğinden söz edilmiş, bu tekrarların da zaman alacağı düşündürülmüş. Bu açıklamalardan hareket edersek değerlerinin anlaşılmayla ilgili bir sonuca varamayız. Bu, ana düşünceye ters düşer. Cevap (A) seçeneğidir.
Soru 19
Bir yapıtı değerlendirirken eleştirmenin kişisel görüşü, beğenisi de kuşkusuz işe karışır. Çünkü her değerlendirme bir bakıma özneldir ama nesnel bir temele dayanmalıdır. Örneğin, eleştirmen “A” ile eleştirmen “B” nin beğenileri, sanat anlayışları, dünya görüşleri farklı olduğundan bir kitapla ilgili görüşleri de birbirinden ayrılabilir. Ama yapıtın özüne ilişkin gerçekçi ve tutarlı gözlemlerde bulunmuşlarsa, temel noktalarda elbette birleşirler.Bu parçadan eleştirmenlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A
Yapıtları aynı yöntemle, aynı noktalardan eleştirirler.
B
Her birinin kendine özgü bir sanat anlayışı vardır.
C
Yapıtları değerlendirirken bir ölçüde öznel davranabilirler.
D
Bir yapıtı tam ve doğru anlamışlarsa ana noktalarla aynı sonuca ulaşabilirler.
E
Aynı yapıtı farklı görüşler içinde de alabilirler.
19 numaralı soru için açıklama 
Parçanın ana düşüncesi şudur: Değerlendirmeler, nesnel temele dayandırılmak istense de her değerlendirmede öznellik vardır. “A” seçeneği ana düşünceye ters düştüğünden çıkarılamaz. Cevap (A) seçeneğidir.
Soru 20
Benim çocukluğum Ege kıyılarındaki bir sahil kasabasında geçti. Sahil kasabasında yetişen bir kişinin babasına hasret çektiğini bilir misiniz? Babam denize açılır bir hafta gelmezdi. Döndüğünde bizi sevemeden tekrar denize açılırdı. Bizim evde en büyük ağabey, baba gibi davranır ne iş varsa o yapardı. Rüzgar veya fırtına çıkınca hemen babamızı düşünür onun için dua ederdik. Her gelişi bizim için bayram gibiydi. Babamızla aramıza deniz girmişti sanki. Bu çok uzun bir süre böyle devam etti. Sonraları bu kayboluş daha kısa sürdü. Daha sonraları cep telefonları ile görüşür olduk. fiilimsilerde ise sanıyorum bu “yok oluş” yirmi dört saati geçmiyor. Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
A
Tartışma
B
Öyküleme
C
Açıklama
D
Örnekleme
E
Tanık gösterme
20 numaralı soru için açıklama 
Parçada öyküleyici anlatim biçiminden yararlanilmistir. Dikkat edilirse yüklemlerdeki eylemler genelde geçmis zaman kipinde çekimlenmistir. Bu da bizi geçmisteki olaylara götürmektedir. Yanit B
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
20 tamamladınız.

KPSS ÇIKMIŞ SORULAR

KPSS ATAMA PUANLARI

Bunları da incele!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: Content is protected!