2021 KPSS Türkçe Paragrafta Ana Düşünce Testi Çöz-1

0 16

2021 KPSS Türkçe Paragrafta Ana Düşünce Testi Çöz-1. Paragrafta Ana Düşünce Testi KPSS, Paragrafta Ana Düşünce Testi KPSS Çıkmış Sorular, Paragrafta Ana Düşünce Testi Çöz, KPSS Paragrafta Ana Düşünce Testi PDF. Türkçe Paragrafta Ana Düşünce Testi

KPSS Türkçe Paragrafta Ana Düşünce Testi Çöz

ÖSYM sınav formatına uygun olarak uzman ekibimiz tarafından hazırlanan 2021 KPSS Türkçe Paragrafta Ana Düşünce Testi Çöz deneme sınavı toplam 20 sorudan oluşmaktadır. Sınav için tahmini süre 20 dakikadır. KPSS Sözcük Yapısı Deneme Sınavı sonunda doğru ve yanlışlarınız görebilir, başarınızı ölçebilirsiniz.

KPSS PUAN HESAPLAMA

Konu ve KategoriSoru SayısıSüre
KPSS Türkçe Test Çöz20 soru20 dakika
Tüm KPSS Türkçe Testleri ÇözOnline Test Çöz SayfasıKPSS Çıkmış Sorular

KPSS Türkçe Paragrafta Ana Düşünce Test Çöz - 1

Tebrikler - KPSS Türkçe Paragrafta Ana Düşünce Test Çöz - 1 adlı sınavı başarıyla tamamladınız.Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%
Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
Halk ve Divan edebiyatı çeşitli yönlerden yararlanılabilecek birer kaynaktır. Divan edebiyatının özlü eserleri dilin nasıl işlendiğini göstermek için değerli bir müze eşyasıdır. Bu edebiyata ait örneklerden bugünün sanatına katkıda bulunacak bileşimler, ayrıntılar çıkarılabilir. Bu yararlanma o dönemin sanatçılarını taklit eder nitelikte eser yazmak demek değildir. Türk ulusunun psikolojisini belirlemek isteyen bir bilim adamı anonim ürünlerde sosyal yapının izlerini görebilir.Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A
Divan ve Halk edebiyatı devrini tamamlamıştır.
B
Her dönemin edebiyatının kendine özgü özellikleri vardır.
C
Divan ve Halk edebiyat! etkisini günümüzde de sürdürmektedir.
D
Eski edebiyata ait örneklerden, çeşitli yönleriyle günümüzde yararlanılabilir.
E
Günümüzde kimi başarılı sanatçılar, eski tarzda eserler oluşturabilir.
1 numaralı soru için açıklama 
Anlatılmak istenen "Eski edebiyata ait örneklerden, çeşitli yönleriyle günümüzde yararlanılabilir."
Soru 2
Şiirde serbest ölçünün erdemlerini inkar etmiyorum. Ölçü, kafiye gözetilmeden yazılmış nice şiirler var ki içimizi açıyor, gönlümüze işleyiveriyor. Ama onları yine de yadırgamaktan büsbütün kurtulamıyoruz. Onları Bakî'nin bir gazelini, Emrah'ın bir koşmasını okurken duyduğumuz güvenle okuyamıyoruz. Alışmışız; kulağımız ölçüyü de kafiyeyi de arıyor. Serbest ölçülü şiirlerin gizlerini ancak şairin kendisi biliyor, biz bir türlü kavrayamıyoruz. Bu yüzden şairin dediklerini dinlerken kendimizi şöyle bırakamıyoruz.Bu parçada yazar özellikle aşağıdakilerin hangisi üzerinde durmaktadır?
A
Ölçü ve uyaklı şiirlerin serbest ölçülü şiirlerden üstünlüğü
B
Serbest ölçü ile şiir yazmanın aslında çok kolay olmadığı
C
Şiirin değerini belirlemede yazıldığı biçimin önemli olmadığı
D
Serbest ölçü ile yazılan şiirlere alışamadığı
E
Alışkanlıkların değişmesinde ancak gerçek şiirlerin etkili olabileceği
2 numaralı soru için açıklama 
Yazar "Serbest ölçü ile yazılan şiirlere alışamadığı" üzerinde durmaktadır.
Soru 3
İstanbul gazetelerinden birinde, "Ölüm haberini ulaştıracak telefon acı acı çaldı," biçiminde başlayan bir yazı gözüme ilişti. Okumadım sonrasını. Belli ki yazı yazmasını bilmiyor bunu yazan. Telefonun "acı acı çalması" ne demektir? Telefon iyi haberler ulaştırdığında, başka türlü mü çalar? Bunun adına "güzel yazmak" diyorlar. Halbuki okullarda öğretmenler çocuklara şöyle demeli: "Annem dedi ki..." deyin, "Sevgili annem dedi ki..." demeyin.Böyle düşünen bir yazardan aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenir?
A
Ancak gördüğünüzü, duyduğunuzu yazın; süsten, özentiden uzak durun.
B
Dilin kullanımına ve sözcük seçimine özen gösterin.
C
Cümlelerinizle okura olay anını yaşatmaya çalışın.
D
İşiniz gerçeği anlatmak değil, gerçeği etkili anlatmaktır.
E
Kuru bir anlatımın edebiyatla ne ilgisi olabilir?
3 numaralı soru için açıklama 
Böyle düşünen bir yazardan "Ancak gördüğünüzü, duyduğunuzu yazın; süsten, özentiden uzak durun." söylemesi beklenir.
Soru 4
"Bana büyük işler gerçekleştirmek olanağını verselerdi, neler yapmaya gücüm olduğunu gösterirdim." deriz. Önce siz kendi hayatınızı düşünmeyi, değiştirmeyi başarabildiniz mi? Ba­şarabildinizse bütün işlerin en büyüğünü gör­müş demeksiniz. Kendini göstermek ve iş gör­mek için büyük fırsatlara ihtiyaç yoktur; hangi mevkide olursa olsun, perde arkasında da per­de önünde de insan kendini değiştirmeyi geliş­tirmeyi başarabildi mi önemli sonuçlar elde etti demektir.Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakiler­den hangisidir?
A
İnsanın kendisine göstermek için şansa ih­tiyacı vardır.
B
İnsanın mevki sahibi olması için büyük fır­satlar yakalaması şarttır.
C
İnsan, değişime öncelikle kendi hayatından başlamalıdır.
D
İnsan, yaşamı boyunca hep ön plana çık­mak istemiştir.
E
İnsanlar, hep büyük şeylerin peşinden koş­muşlardır.
4 numaralı soru için açıklama 
Bu parçada anlatılmak istenen "İnsan, değişime öncelikle kendi hayatından başlamalıdır."
Soru 5
Yaşamımın karanlık bir döneminden geçiyo­rum. Birileri bana, bizim istediğimiz gibi yaşayıp kendini mutlu hissetmelisin, diyor. Hayır olmu­yor. Umut istiyorum, umuda ihtiyacım var. İn­san ilişkilerinden memnun değilim; insanlar be­ni anlamıyorlar. İç dünyamı diri tutmak için şiire sığınıyorum. Şiir alıyor beni, sarıp sarmalıyor, onarıyor, direnç katıyor varlığıma. En acı günle­rimde şiir sayesinde güç kazanıyorum. Böyle söyleyen kişinin kendisiyle ilgili ola­rak anlatmak istediği aşağıdakilerden hangi­sidir?
A
İnsanların dindiremediği acılarını şiirin te­davi ettiği.
B
İnsanların, özgürlüğünü kısıtlamak istediği
C
İç dünyasında fırtınalı günler geçirdiği
D
İnsan ilişkilerinin bir türlü istediği gibi olmadığı
E
Şiirin insana aşıladığı mutluluğu hiçbir sa­nat türünün veremeyeceği
5 numaralı soru için açıklama 
Böyle söyleyen kişinin kendisiyle ilgili ola­rak anlatmak istediği " İnsanların dindiremediği acılarını şiirin te­davi ettiği."
Soru 6
Duru gölgelerin uzamaya başladığı bir öğleüstü. Damların arasından geniş bir açı çizerek adalara uzanan deniz, açık mavi üçgen biçiminde durgun bir göl gibi görünüyor penceremden. Birkaç martı, karşıdaki damdan sevinçle havalanıyor gökyüzüne doğru. Aşağıda asfaltın kıyısında taşmış, sokağa dökülmüş büyük çöp bidonları ve yukarıdan küçücük görünen arabalar duruyor.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
A
Kişileştirmeden yararlanmaya
B
Benzetme yapmaya
C
Duyguları yansıtmaya
D
Eksiltili cümle kullanmaya
E
İşitsel öğelere yer vermeye
6 numaralı soru için açıklama 
Parça anlatımında "İşitsel öğelere yer vermeye" başvurulmamıştır.
Soru 7
Bir sanatçının, yazarın, düşünce adamının ciddi açmazlarından birini oluşturuyor kapalı bir şekilde yaşayıp üretmek. Müzik dinlemeyen ressamın, felsefeye kayıtsız yazarın, sergi gezmeyen sinemacının, film seyretmeyen heykeltıraşın, kısacası farklı yaratıcı alanlarla beslenme ilişkileri kurmayanların kuruma, güdük kalma, serpilmeme olasılığı çok yüksektir.Bu parçada asıl anlatılmak İstenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
A
Kendi sanatını oluştururken diğer sanatlardan beslenmeyen sanatçının sanatını geliştirememe ihtimali büyüktür.
B
Sanatçıların yalnız yaşamaları, toplum içine çıkmamaları onları verimsiz hale getirir.
C
Ressamın müzik dinlemesi, sinemacının sergi gezmesi, heykeltıraşın film seyretmesi gereklidir.
D
Bütün sanatlar birbiriyle ilişki içindedir ve birbirlerinden etkilenir.
E
Sanatçılar, yazarlar ve düşünce adamları yaşamdan kendilerini soyutlamış insanlardır
7 numaralı soru için açıklama 
Asıl anlatılmak İstenen düşünce "Kendi sanatını oluştururken diğer sanatlardan beslenmeyen sanatçının sanatını geliştirememe ihtimali büyüktür."
Soru 8
Şimdiye kadar sürdürdüğümüz, kalıplaşmış, sı­radan ve yüzeysel tarih anlayışını terk etmek zo­rundayız. Geçmişi çok yönlü, bilimsel verilerin ışığı altında inceleyerek geleceğe yönelik yorum­ların yapılabildiği bir tarih anlayışını yaygınlaştır­malıyız. Tarih, sadece geçmişin öyküsü olarak algılanırsa, onun bir sıralamadan başka değeri kalmaz. Ne toplumsal gelişimi ne de bireysel ya­şamın etkinliklerini anlatabilir. İleriye dönük ya­rarlar sağlayamaz. Tarihi, devamlılığı olan bir dü­şünce süreci olarak ele almazsak, onun sadece anlamını değil, varlık nedenini de yitiririz.Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangi­sidir?
A
Tarihin toplumsal gelişime etkileri
B
Tarihin varoluş sebepleri
C
Tarihin nasıl ele alınması gerektiği
D
Tarihin geleceğe faydaları
E
Öykü ve tarihin ortak yönleri
8 numaralı soru için açıklama 
Konusu "Tarihin nasıl ele alınması gerektiği"
Soru 9
Doğup büyüdüğüm topraklardan ayrı kalmak gerçekten büyük bir hüzün veriyor bana. Bu duygu zamanla içimde yumaklaşıyor, düğüm­leniyor, ağırlaşıyor. An geliyor ki bu duyguyu ar­tık taşıyamayacağımı düşünüyorum. Sevdiğim bir insanı son yolculuğuna uğurlayamamak, günbatımlarını istediğim yerde yaşayamamak, tanık olmak istediklerimin tanığı olamamak do­kunuyor bana. Bu hüzün; bakışıma, izlenimle­rime dolayısıyla anlatımıma yansıyor.Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisin­den yakınmaktadır?
A
Duyarlılığının, yaratıcılığını engellediğinden
B
Anılardaki güzellikleri yaşama olanağı bulamayışından
C
Yurdundan uzakta yaşamasının onu derin­den etkilemesinden
D
Yapıtlarında üslubunun değişmesinden
E
Geleneklerine uygun bir yaşamının olmamasından
9 numaralı soru için açıklama 
Yazar "Yurdundan uzakta yaşamasının onu derin­den etkilemesinden" yakınmaktadır.
Soru 10
Çevirmenin asıl görevi, çeviri yaptığı yazar hak­kında öncelikle bol miktarda bilgi toplamaktır. Çevirmen eğer bilgi toplamadan çeviri yapmaya kalkışırsa çeviri yapacağı dil ile çevireceği yazar arasında bağlantı kurmakta zorlanacaktır. Çevir­men, çevireceği yazarın nasıl giyindiğini, kimler­le dolaştığını, hangi çevrelerde yer aldığını, siya­si bakışının ne olduğunu, konuşma düzeninin rit­mini öğrenmelidir. Eğer varsa, fotoğraflarını inceledikten sonra çevirisine başlamalıdır.Bu parçada asıl vurgulanmak istenen aşağı­dakilerden hangisidir?
A
Başarılı olmak isteyen çevirmenin eğitim düzeyi yüksek olmalıdır.
B
Çevirmen, yapıtını çevireceği yazarı her yön­den iyi tanımalıdır.
C
Çevirmen, çeviri yapacağı dili iyi bilmelidir.
D
Çevirmen, aynı düşünceyi paylaştığı yazarla­rın eserlerini çevirmelidir.
E
Çevirmenlik, yazarlıktan bile zor bir meslektir.
10 numaralı soru için açıklama 
Asıl vurgulanmak istenen "Çevirmen, yapıtını çevireceği yazarı her yön­den iyi tanımalıdır."
Soru 11
Ben yazarlığa, helikopterle dağın zirvesine bırakılıp dağı tanımaya çalışan bir dağcı gibi başladım. Dağın eteklerinde bırakılıp dağı tanı­yarak zirveye çıkan bir yazar olmaktı amacım. Fakat bu olmadı. Yazarlığın acılarını çok fazla tatmadan bir noktaya geldim. Bu da bir süre sonra unutulup gitmeme neden oldu. Halbuki bir yılan gibi dağın zirvesine sürüne sürüne çık­mayı çok isterdim.Bu parçadan aşağıdaki genellemelerden hangisine varılabilir?
A
Bir sanatçı, ancak kendine özgü yeteneklerle başarıyı yakalayabilir.
B
Kişilerin başarılı olmalarında çevrenin büyük etkisi vardır.
C
Kişilerin başarılı olmalarında çevrenin büyük etkisi vardır.
D
Güçlüklerle başa çıkılarak ulaşılan başarılar sanatçıları ölümsüz kılar.
E
Kişiler hedeflerine kolay yollardan da ulaşabilmektedir.
11 numaralı soru için açıklama 
"Güçlüklerle başa çıkılarak ulaşılan başarılar sanatçıları ölümsüz kılar." genellemesine varılır.
Soru 12
Bugün şiir okuru, artan nüfusa karşın yok denecek kadar azdır. Her lise öğrencisinin şiir okuyup yazdığı bir geçmişten bugüne gelinmesi oldukça düşündürücüdür. Aslında yaşamı bütün enginliğiyle kavramaya ve kavratmaya yönelik söz sanatlarının en damıtılmışı olan şiirle yaşamı küçültülmüş okur arasında bir ilginin olmaması doğaldır. İnsan ekonomik sorunlarla boğuşurken, yarın iş bulabilir miyim endişesi içindeyken onların şiir okumasını bekleyemezsiniz. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? 
A
Geçmişte toplumun şiirle daha çok ilgilendiğine
B
Şiirin toplumun sorunlarını yansıtmakta yetersiz kaldığına
C
Şiirin yaşamı her yönüyle özümseyen bir sanat olduğuna
D
Şiirin ilgi bulmamasının yaşam koşullarının kötü olmasından kaynaklandığına
E
Okurun içinde bulunduğu koşulların şiir okumasını engellediğine
12 numaralı soru için açıklama 
Parçada "Şiirin toplumun sorunlarını yansıtmakta yetersiz kaldığına" ulaşılamaz.
Soru 13
Şiir, gerçekliği bozar, değiştirir. Hatta ona ters düşer. Bu doğal bir şeydir. Çünkü şiir bir anlamda gerçeklikle boy ölçüşen bir sanat dalıdır. Şairin evreni dildir. Şair dünyaya sözcüklerle bakar ve yeni bir dünya oluşturur. Bu yeni dünyada her şey asıl dünyadakinin farklı biçimidir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır? 
A
Şairin, yaşanılanı kendince şekillendirerek şiire yansıttığı
B
Şiirin, gerçekleri abartarak aktardığı
C
Şiirin, okuru yeniliklere alıştırmak için kullanılabileceği
D
Okurun şiirde anlatılanı benimsemesinin beklenemeyeceği
E
Şiirin, okurun bilgi düzeyini aştığı
13 numaralı soru için açıklama 
Parçada "Şairin, yaşanılanı kendince şekillendirerek şiire yansıttığı" vurgulanmaktadır.
Soru 14
Son dönemlerde edebiyatımızda bir roman bereketinin yaşandığı gözlenmektedir. Bu tür, diğer tüm edebi türleri geride bırakarak, özellikle son birkaç yıl içerisinde büyük bir atağa geçmiş; yayın ve edebiyat hayatımızda, adeta bir patlamaya dönüşmüştür ki bu, romanın bizim edebiyatımızdaki varoluş tarihi içerisinde bugüne kadar şahit olunmamış bir durumdur. Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? 
A
Romanın, kaybettiği değeri yeniden bulduğu
B
Romanın, şimdiye kadarki en verimli dönemini yaşadığı
C
Romanın, okur tarafından diğer türlere göre daha çok beğenildiği
D
Dünya edebiyatında romanın önemli bir yeri olduğu
E
Edebiyatımızda roman patlamasının diğer türleri de etkilediği
14 numaralı soru için açıklama 
Vurgulanmak istenen "Romanın, şimdiye kadarki en verimli dönemini yaşadığı"
Soru 15
Bir edebiyat âlemi var mı bizde? Edebiyatçılarımız yok demiyorum, olmaz olur mu! İşte şairler, hikâyeciler, denemeciler. Ara sıra eleştirmeye özenenler de görülüyor. Edebiyatçılarımız var, edebiyat dünyamız yok. Edebiyatçılarımız birbirlerini bitmiyor, bilmek istemiyor. Bilmeyi gerekli bulmuyor da onun için. Hepsi kendi içlerine büzülmüş, bir kendilerini düşünüyorlar.Bu parçada yazar özellikle neden yakınmaktadır?
A
Sanatçıların işlerine gereken özeni göstermemesinden
B
Edebiyatçılarımız arasında İletişim olmamasından
C
Sanatçıların birbirlerine yardımcı olmamalarından
D
Sanatçıların, başka sanatçıların yazdıklarını okumamalarından
E
Sanata gösterilen ilginin her geçen gün azalmasından
15 numaralı soru için açıklama 
Yazar "Edebiyatçılarımız arasında İletişim olmamasından" yakınmaktadır.
Soru 16
İki türlü anne vardır: Birincisi gelenekçi anneler, ikincisi modern annelerdir. Gelenekçi anneler de ikiye ayrılır: Gelenekçi iyi anneler ve gele­nekçi kötü anneler. Gelenekçi iyi anne, çocu­ğun çocukluğun ne demek olduğunu bir tür iç­güdü ile bilir, çocuğunu uzaktan gözetler, rahat­sız etmez, çok terlediğini fark edince usulca ge­lip sırtına tülbent veya havlu koyar. Gelenekçi iyi annelerin gözleri çocuklarının üstünde olur; ama bunu onlara belli etmezler.Bu parçaya göre gelenekçi iyi annenin en belirgin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A
Çocuğun hareket alanını kısıtlamadan onu kollamak
B
Belirli bir disiplin anlayışına göre çocukları yetiştirmek
C
Her an çocuğun yanında olup onu yönlen­dirmek
D
Her an çocuğa yanında olduğunu hissettirip onu etkilemek
E
Ne yaparsa yapsın çocuğa hiçbir müdahe­lede bulunmamak
16 numaralı soru için açıklama 
Gelenekçi iyi annenin en belirgin özelliği "Çocuğun hareket alanını kısıtlamadan onu kollamak"
Soru 17
Lisede yatılı okuduğum yıllarda hafta sonları trenle memleketime dönerken Süreyya Paşa İstasyonu'nu kaçırmamaya dikkat ederdim. Çünkü eskiden denize paralel uzanan demiryo­lu Süreyya Paşa Plajı'nın yanından geçerdi. Plajı çevreleyen üstü kabartma resimli duvarla­ra bakmaktan çok hoşlanırdım o yıllarda. Bir gün o duvarlar söküldü, demiryolu ile sahilin arasına geniş bir sahil yolu girdi. Hayatımızı renklendiren küçük şeylerin yok olacağını ilk kez o duvarın boşluğunu hissedince anladım. Geçmişimizi oluşturan o dikkate değmez, önemsiz, alelade şeyler bir aradayken ne kadar da anlamlıymış.Bu parçada yazarın asıl anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
A
Modernleşmeyle birlikte bazı doğal güzel­likleri de yitirmekteyiz.
B
Bize çok değerliymiş gibi görünmeyen şey­lerin önemini onları yitirince daha iyi anlarız.
C
İnsan geçmişin değerini, önemini ancak be­lirli bir yaşa gelince kavrayabilir.
D
Büyük şehirlerdeki çevre sorunları gün geç­tikçe çoğalıyor.
E
Yeni yapılan sahil yolu yüzünden şehrimi­zin tarihi dokusu bozuldu.
17 numaralı soru için açıklama 
Yazarın asıl anlatmak istediği "Bize çok değerliymiş gibi görünmeyen şey­lerin önemini onları yitirince daha iyi anlarız."
Soru 18
Eğitimi alınmadan veya bir iş iyice öğrenilme­den ortaya çıkan eserin güzel olması, tesadüf­lere bağlıdır. Şiirde anlatılan kadar, anlattıkları­mızın mısralara dökülürken etkileyici bir üslup­la birleştirilmesi önemlidir. Şiir basit bir sanat dalı değildir çünkü. Şiir, sanıldığı gibi basit bir sanat dalı olsaydı; günümüzde ya da her devir­de sayılamayacak kadar çok şairin yetişmesi ve hepsinin de çağımızda meşhur bir şair olarak okunuyor olması lazım gelmez miydi? Oysaki, şair diye anılanların azlığı ile yaşadığı devirde şair diye tanınanların çokluğu arasında ters bir orantı vardır.Yukarıdaki parçadan çıkarılabilecek en kap­samlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
A
Günümüzde tesadüflere bağlı olarak ortaya çıkan pek çok şair vardır.
B
Şiirde önemli olan içerik değil biçimdir
C
Çok sayıda şairin olması onların gerçek bi­rer şair olduğunu göstermez.
D
Şiir, basit bir sanat dalı olmayıp emek ve uğraşı isteyen bir edebi türdür.
E
Her şair, şiirde biçim ve içerik uyumunu gö­zetmelidir.
18 numaralı soru için açıklama 
Parçadan çıkarılabilecek en kap­samlı yargı " Şiir, basit bir sanat dalı olmayıp emek ve uğraşı isteyen bir edebi türdür. "
Soru 19
Okumak haz duymaya, zihnimizi süslemeye ve yetkimizi artırmaya yarar. Haz duyurmak hususundaki faydası, insan bir köşeye çekilip tek başına kaldığı zaman kendini gösterir. Zihnimizi süslemesinin, konuşurken yetkimizi (bilgi yelpazesi.net)artırmasının da bir iş hakkında hüküm verirken, o işi başarırken faydası dokunur. Tecrübeli kişiler bazı işler yapar, onlar hakkında hüküm verebilirse de, meseleyi her bakımdan göz önünde tutan öğütler vermek, planlar yapmak bilhassa bilgi sahibi kişilerin elinden gelir.Yukarıdaki parçada aşağıdaki düşüncelerden hangisine yer verilmemiştir?
A
Okumanın tadı, tek başına kitap okunduğunda anlaşılır.
B
Okuma uygun ortamlarda ve zamanlarda gerçekleştirilirse insana fayda sağlar.
C
Okumak insanın zihnini süsler ve olaylar hakkında hüküm verebilmesini sağlar.
D
Bir işte başarılı olmanın okumayla bağlantısı vardır.
E
Bir konu hakkında öğüt vermek ve plan yapmak için sadece tecrübe yeterli değildir.
19 numaralı soru için açıklama 
"Okuma uygun ortamlarda ve zamanlarda gerçekleştirilirse insana fayda sağlar." ifadesine yer verilmemiştir.
Soru 20
Japonlar sağlıklarına çok düşkünler. Dengeli beslenmeye özen gösteriyorlar. Yediden yetmişe herkes jimnastik yapıyor. Öğle tatillerinde birçok iş adamı sokaklarda koşuya çıkıyor. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, herkes benimsemiş sporu. Herkes günde en az bir saatini jimnastiğe ayırıyor. Sokaklarda yüzü beyaz maskeli insanlara rastlanıyor. Bunlar ya kendi hastalıklarının başka insanlara geçmemesi için ya da başkalarından hastalık kapmamak için takıyorlar bu maskeleri.Yukarıdaki parçaya göre Japonlarla ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisine varılamaz?
A
Japonya’da genç yaşlı, kadın erkek herkes spor yapmayı benimsemiştir.
B
Japonlar sağlığını korumak için spor yaparlar ve beslenmelerine dikkat ederler.
C
Japon halkı süslenmeyi ve farklı görünmeyi seven bir halktır.
D
Japonlar boş zamanlarını bile spor yaparak değerlendirirler.
E
Bazı Japonlar, hastalıklarının başkasına bulaşmasını önlemek ve hastalık kapmamak için özel maskeler kullanırlar.
20 numaralı soru için açıklama 
"Japon halkı süslenmeyi ve farklı görünmeyi seven bir halktır." ifadesine varılamaz.
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
20 tamamladınız.

KPSS ÇIKMIŞ SORULAR

KPSS ATAMA PUANLARI

Bunları da incele!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: Content is protected!