2021 KPSS Türkçe Paragrafın Konusu ve Ana Düşüncesi Testi Çöz-1

0 11

2021 KPSS Türkçe Paragrafın Konusu ve Ana Düşüncesi Testi Çöz-1. Paragrafın Konusu ve Ana Düşüncesi Testi KPSS, Paragrafın Konusu ve Ana Düşüncesi Testi KPSS Çıkmış Sorular, Paragrafın Konusu ve Ana Düşüncesi Testi Çöz, KPSS Paragrafın Konusu ve Ana Düşüncesi Testi PDF. Türkçe Paragrafın Konusu ve Ana Düşüncesi Testi

KPSS Türkçe Paragrafın Konusu ve Ana Düşüncesi Testi Çöz

ÖSYM sınav formatına uygun olarak uzman ekibimiz tarafından hazırlanan 2021 KPSS Türkçe Paragrafın Konusu ve Ana Düşüncesi Testi Çöz deneme sınavı toplam 20 sorudan oluşmaktadır. Sınav için tahmini süre 20 dakikadır. KPSS Sözcük Yapısı Deneme Sınavı sonunda doğru ve yanlışlarınız görebilir, başarınızı ölçebilirsiniz.

KPSS PUAN HESAPLAMA

Konu ve KategoriSoru SayısıSüre
KPSS Türkçe Test Çöz20 soru20 dakika
Tüm KPSS Türkçe Testleri ÇözOnline Test Çöz SayfasıKPSS Çıkmış Sorular

KPSS Türkçe Paragrafın Konusu ve Ana Düşüncesi Test Çöz - 1

Tebrikler - KPSS Türkçe Paragrafın Konusu ve Ana Düşüncesi Test Çöz - 1 adlı sınavı başarıyla tamamladınız.Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%
Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
Karıncanın biri susuzluğunu gidermek için bir pınarın başına gelir. Tam su içecekken düşer ve suda sürüklenmeye başlar. Onu gören bir kumru, yanındaki ağaç dalını suya atar. Karın­ca dalın üzerine çıkar ve o dal karıncayı boğul­madan karaya atar. Kısa bir süre sonra bir kuş avcısı gelir, ağ atarak kumruyu yakalamak üze­reyken karınca olanca gücüyle avcının topuğu­nu ısırır. Avcı, acıyla bağırır ve elinden ağı dü­şürür. Avcının sesini duyan kumru, tehlikede ol­duğunu anlar ve kaçarak kurtulur.Bu paragrafta anlatılmak istenen aşağıdaki­lerden hangisidir?
A
İyi dostun attığı taş baş yarmaz.
B
İyi insan, sözünün üstüne gelir.
C
İyilik eden, iyilik bulur.
D
İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârı.
E
İyilik yap, denize at, balık bilmezse Hâlık bilir.
1 numaralı soru için açıklama 
Anlatılmak istenen İyilik eden, iyilik bulur.
Soru 2
Şimdiye kadar yaşadıklarım, kimi zaman sıradan kimi zaman da sıradışı görünüyor gözüme. Büyük tutkular, bozgunlar, alt üst oluşlar, başarı ya da başarısızlıklar oldu hayatımda. Arzulayıp da ulaşamadıklarımın yanında, gençlik yıllarımda sahip olmayı düşlediklerimin çoğuna sahibim bugün. Rahatlamış, daha hafif, daha huzurlu olmam gerekir. Ama değilim. Hücrelerim eskiyip ölüyor, belleğim yavaşça bulanıyor, kemiklerim eriyor.Yukarıdaki parçada yazar aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A
Geçmişte istediği birçok şeyi elde ettiğine.
B
Bedeninde yaşlanma belirtilerinin başladığına.
C
Yaşadıklarının bazen basit bazen de sıradışı olduğunu düşündüğüne.
D
Yaşlılığında daha rahat, daha huzurlu yaşadığına.
E
Yaşamında, düşlediği her şeyi elde edemediğine
2 numaralı soru için açıklama 
"Yaşlılığında daha rahat, daha huzurlu yaşadığına." değinilmemiştir.
Soru 3
Ben, herkesin alışkın olmadığı, farklı bir evde büyüdüm. Babam ve ağabeyim profesyonelce olmasa da resimle ilgileniyorlardı. Dayım da odasında sürekli bir şeyler yazardı. Yani evin içinde resim, kitap, dergi hep vardı. Böyle bir havayı soluyunca insan kendiliğinden sanata ilgi duyuyor. Dolayısıyla birçok sanat dalına olan ilgim, eğitimimin evde başlamış olmasından kaynaklanıyor. Çünkü insan, evinde ne görüyorsa onu yapıyor. Ben de yaşama, yıllardır bir ressamın, yazarın gözüyle bakıyorum.Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A
Sanatta başkaları örneksenerek başarılı olunabilir.
B
Resim, küçük yaşta başlanıldığında başarı kazanılabilecek bir sanat dalıdır.
C
İnsanın yetişmesinde, yakın çevre önemli bir etkendir.
D
Çocukların sanata yönlendirilmesinde ailenin yol göstermesi gerekir.
E
Çocuklar, yeteneklerini geliştirmeleri için yüreklendirilmelidir.
3 numaralı soru için açıklama 
Bu parçanın sonunda yazar yaşama, yıllardır bir ressamın ve yazarın gözüyle baktığını belirtmiş; bunun böyle olmasını da yakın çevresindekilere, yetiştiği ortama bağlamıştır: Babam ve ağabeyim profesyonelce olmasa da resimle ilgileniyorlardı. Dayım da odasında sürekli bir şeyler yazardı. Yazar, bunları dile getirerek aslında şunu söylemek istemektedir: İnsanın yetişmesinde, yakın çevre önemli bir etkendir. Cevap C
Soru 4
Don Kişot ve Don Kişotluk üstüne şimdiye değin ciltler dolusu yazı yazıldı ve hâlâ yazılıyor. Ünlü bir filozof, “İnsan bu yapıtı hayatında üç kez okumalıdır: Duyguların hemen kolaylıkla harekete geçtiği gençlikte, mantığın egemen olmaya başladığı orta yaşta, her şeye felsefe açısından bakıldığı yaşlılıkta.” diyor. Bu sözleriyle yapıtın klasik bir yapısının olduğunu belirtiyor.Bu parçada sözü edilen yapıtla ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A
Roman türünün ilk ve temel örneği olduğu
B
Tadına, eleştirel bir okumayla varılabileceği
C
İnsanoğlunun değişik hâllerini yansıttığı
D
Düş dünyası geniş okurlara seslendiği
E
Yaşamın farklı dönemlerine özgü bakış açılarıyla okunmasının gerekliliği
4 numaralı soru için açıklama 
Bu parçada, sözü edilen yapıtın, yaşamın farklı dönemlerine özgü bakış açılarıyla okunmasının gerekliliği üzerinde durulmuştur: “insan bu yapıtı hayatında üç kez okumalıdır: Duyguların hemen kolaylıkla harekete geçtiği gençlikte, mantığın egemen olmaya başladığı orta yaşta, her şeye felsefe açısından bakıldığı yaşlılıkta.”Cevap E
Soru 5
Hemen hepimiz yazılarımızda, yerli yersiz alıntılar yapmaktan, özellikle sözü, alçak gönüllülükle yabancı ozanlara, çağdaş düşünürlere bırakmaktan fazlasıyla hoşlanıyoruz. Kimi zaman bunu öyle abartıyoruz ki yazar olarak konuyla ilgili ne düşündüğümüz anlaşılmıyor. Ayrıca aynı alıntıların değişik yazarlarca da kullanıldığını görüyoruz. Böylece tekrarın tekrarı bir okuma, zaman kaybına, okuma ediminin yavanlaşmasına yol açıyor. Bu nedenle kendi özgün düşüncemizi dayanaklarıyla işlemeliyiz yazılarımızda. Yüzeysellikten olabildiğince kaçınmalıyız. Kendi düşüncelerimizin de örneğin bir Valery’ninki, Deleuze’ünki kadar önemli olduğuna inanarak bir öz güven geliştirmeliyiz.Bu parçada alıntıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A
Yazılarda kullanılırken aslına bağlı kalınmadığına
B
Belirli örneklere sık sık başvurulduğuna
C
Yazarlarda düşünsel sığlığa yol açtığına
D
Okuma zevkini azalttığına
E
Kullanımının, yazarların kendi düşüncelerini önemsemeyişlerinden kaynaklandığına
5 numaralı soru için açıklama 
Bu parçada alıntıyla ilgili olarak B, C, D ve E seçeneklerinde verilenlere değinilmiştir.B > Belirli örneklere sık sık başvurulduğuna: Ayrıca aynı alıntıların değişik yazarlarca da kullanıldığını görüyoruz. C > Yazarlarda düşünsel sığlığa yol açtığına: Bu nedenle kendi özgün düşüncemizi dayanaklarıyla işlemeliyiz yazılarımızda. Yüzeysellikten olabildiğince kaçınmalıyız. D > Okuma zevkini azalttığına: Böylece tekrarın tekrarı bir okuma, zaman kaybına, okuma ediminin yavanlaşmasına yol açıyor. E > Kullanımının, yazarların kendi düşüncelerini önemsemeyişlerinden kaynaklandığına: Kendi düşüncelerimizin de örneğin bir Valery’ninki, Deleuze’ünki kadar önemli olduğuna inanarak bir öz güven geliştirmeliyiz. Bu parçada alıntıların yazılarda kullanılırken aslına bağlı kalınmadığına değinilmemiştir. Cevap A
Soru 6
Zaman şairler için büyük bir eleştirmen. Geçmişte olduğu gibi bugün de şiir yazanların sayısı fazla. Hatta okurdan çok yazar var. Türk şiirinde değişik dönemlerde farklı şairler ortaya çıkmış. Ancak her dönemden günümüze ancak sınırlı sayıda şair kalabilmiş.Bu parçada asıl anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
A
Zaman gerçek şairleri günümüze taşıyan bir eleştirmen konumundadır.
B
Geçmişte ve günümüzde şairlerin sayısı okurdan fazladır.
C
Türk edebiyatının her döneminde büyük şairler yetişmiştir.
D
Bazı şairler tarihin derinliklerinde kalır, geleceğe uzanamazlar.
E
Geçmişteki şairler günümüz şairlerinden daha kaliteli şiirler yazmışlardır.
6 numaralı soru için açıklama 
Anlatılmak istenen düşünce "Zaman gerçek şairleri günümüze taşıyan bir eleştirmen konumundadır."
Soru 7
Dün olduğu gibi bugün de tarihe sarkacak şairler var. Bana göre bugün de nitelikli şiirler yazılıyor. Ama onları dikkatle ve önyargısız olarak okumak gerekiyor. Geçmişten devraldığımız şiir zevkimizi yenilemeliyiz hem okur olarak, hem yazar olarak. Diğer dillerde yazılan şiirleri az da olsa bilen biri olarak diyebilirim ki bugün Türkiye’de yazılan şiir diğer birçok ülkede yazılandan daha iyi, daha nitelikli.Yukarıdaki parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A
Günümüz şairlerinden bazılarının gelecekte unutulmayacağına,
B
Önyargılı davranmadan okunursa bugün de kaliteli şiirlerin yazıldığının görüleceğine,
C
Şairlerin geçmişten gelen şiir geleneğiyle günümüz şiirini kaynaştırması gerektiğine
D
Şairlerin ve okurların geleneksel şiir zevklerini yenilemelerinin gerekli olduğuna
E
Türkiye’de yazılan şiirlerin birçok ülkede yazılan şiirden daha nitelikli olduğuna
7 numaralı soru için açıklama 
"Şairlerin geçmişten gelen şiir geleneğiyle günümüz şiirini kaynaştırması gerektiğine" değinilmemiştir.
Soru 8
Babam yeni bir roman yazmaya başlamışsa, gözü hiçbir şeyi görmezdi. O andan itibaren yeni dünyası o roman olurdu. Bizler de annemizin uyarısıyla evde çıt çıkarmadan otururduk. İki katlı ahşap evde, saatlerce, daktilo tuşlarının çıkardığı ses duyulurdu. Babam romanını bitirdikten sonra onu ev halkına okumayı alışkanlık haline getirmişti. İlk tepkileri bizlerden almayı çok severdi. Yapıt bittikten sonra son kontrollerini yapar, sabahın erken saatinde evden çıkardı. Romanı herhangi bir yayınevine satmış, para da almışsa, bu, ev halkı için sevinç kaynağı olurdu. Babam eli kolu dolu gelir, mutfağın yüzü gülerdi. Birikmiş üç beş aylık ev kirası yatırılırdı. Bu bolluk dönemi uzun sürmez, kısa bir süre sonra yeniden sağa sola borçlanılırdı.Bu parçada sözü edilen romancıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A
Çevresindekilerin değerlendirmelerine önem vermektedir.
B
Roman yazma sürecinde her şeyle bağını koparmaktadır.
C
Romanlardan kazandığı parayı ailesi için harcamaktadır.
D
Romancılığı, babalık duyarlığını engellemektedir.
E
Sık sık ekonomik sıkıntı içine düşmektedir.
8 numaralı soru için açıklama 
CEVAP D: Parçada sözü edilen romancının Romancılığının, babalık duyarlığını engellediğinden bahsedilmemiştir.
Soru 9
Benim ansiklopediyle tanışmam, ortaokulda ödev yapmak için kütüphaneye gittiğim günlere rastlar. Bir ansiklopediye sahip olmak o yıllarda, hayal edilemez bir şeydi. O, ancak bir kütüphanede bulunur ve belli bir süreliğine alınıp bakılabilir, dokunulabilir bir nesneydi. Kocaman cüssesiyle bir ansiklopediyi kucaklamak, sayfalarını karıştırmak, bir maddeyi arayıp bulmak, başka bir gezegene inmek ve orada keşiflerde bulunmaktan farksızdı. Ne yazık ki şimdiki çocuklar ansiklopedi bile karıştırmıyorlar. O büyülü dünyadan, o heyecandan habersiz yaşıyorlar. Öğretmenler ödev verirken "İnternetten bulun." diyorlar. Onlar da hiçbir çaba göstermeden İnternetten buldukları bilgiyi kopyalıyor; okuyup değerlendirmeden, hiçbir şey öğrenmeden götürüp veriyorlar.Bu parçada belirtilenler arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A
Sürdürülen bir tutuma tepki
B
Öğrenme coşkusunu tadamayış
C
Bilgiyi özümseyememe
D
Kolaycılığa yönlendirme
E
Duygularını başkalarıyla paylaşamama
9 numaralı soru için açıklama 
CEVAP E: Bu parçada belirtilenler arasında kişinin duygularını başkalarıyla paylaşamamasından bahsedilmemiştir.
Soru 10
"Bir paragrafı anlayarak okumak, bir matematik problemini çözmeye benzer. Bir problemi çözmek için onu oluşturan öğeleri değerlerine göre kullanmak, aralarındaki bağlantıyı doğru kurmak bir zorunluluktur. Bunun gibi bir paragrafı anlamak için de onu oluşturan sözcüklerin anlamını doğru algılamak, birbirleriyle bağlantılarını bulmak gerekir. Ayrıca, yansıttıkları düşünceyi ve düşünsel düzeni görmek de bir gerekliliktir."Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A
Düşünceler sözcükler aracılığıyla dile getirilir.
B
Okunanların anlaşılmasında sözcüklerin yeri ve bunlar arasındaki ilişki önemlidir.
C
Matematik problemlerinin çözümünde temel olan, okuduğunu anlamadır.
D
Duygu ve düşüncelerin eksiksizce anlatımı, bunlara uygun sözcükler bulmayı gerektirir.
E
Her alanın, kendine özgü anlamlar içeren sözcükleri ve kuralları vardır.
10 numaralı soru için açıklama 
CEVAP B: ‘’Bir problemi çözmek için onu oluşturan öğeleri değerlerine göre kullanmak, aralarındaki bağlantıyı doğru kurmak bir zorunluluktur.’’ Cümlesinden hareketle okunanların anlaşılmasında sözcüklerin yeri ve bunlar arasındaki ilişki önemlidir. Yargısına ulaşılabilir.
Soru 11
Bir gün genç bir yazar, Anatole France’a yazdıklarını göstererek: “Yazmaya devam edeyim mi, etmeyeyim mi?” diye sorar. O da: “Yazmamak elindeyse, yazma.” der. Çünkü hiçbir gerçek yazar için yazmama olasılığı yoktur.Anatole France’ın bu sözleriyle anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
A
Genç yazarları kırmadan, onlara yardım etmek gerekir.
B
Henüz ustalaşmamış bir yazar, deneyimlilerin izlediği yoldan gitmelidir.
C
Genç yazarlar, olgunlaşmamış da olsa yapıtlarını ortaya çıkarırlar.
D
Başarılı, usta bir yazar için yazmak, güçlü bir tutkuya dönüşmüştür.
E
Usta yazarlar, deneyimsiz yazarlara yol göstermekten kaçınmazlar.
11 numaralı soru için açıklama 
CEVAP D: Anatole France’ın ‘’Yazmamak elindeyse, yazma.’’cevabını vermesi usta bir yazar için yazmak, güçlü bir tutkuya dönüşmüştür yorumuna ulaşmamızı sağlar.
Soru 12
İşinizde iyi olabilirsiniz ama bununla yetinmemeniz gerekir. İyi yaptığınız bir şeyde takılıp kalmanız, ölümü kabullenmek gibidir. İnsanın görevi, iyi yapamadığı şeyleri öğrenme umuduyla yapmayı denemektir.Bu parçada insanla ilgili olarak vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A
Sorunların çözümünde farklı yollara başvurmalıdır.
B
Bildiklerini zenginleştirerek kendini yenilemelidir.
C
Yaşamı iyi ve kötü yanlarıyla tanımaya çalışmalıdır.
D
Yaptıklarını bir değerlendirmeden geçirmelidir.
E
Sorumluluklarını eksiksizce yerine getirmelidir.
12 numaralı soru için açıklama 
CEVAP B: Parçada yer alan İyi yaptığınız bir şeyde takılıp kalmanız, ölümü kabullenmek gibidir cümlesinden hareketle insanla ilgili olarak vurgulanmak istenen düşünce insanın bildiklerini zenginleştirerek kendini yenilemesi gerektiğidir.
Soru 13
Eskici, iskemlesine oturdu. Hasan da merakla karşısına geçti. Bu dört yanı duvarlı, tek katlı basık ve toprak evde öyle canı sıkılıyordu ki... Şaşarak, eğlenerek seyrediyordu: Mukavvaya benzettiği kalın deriyi, iki tarafı keskin, incecik, sapsız bıçağı ile kesişine, ağzına bir avuç çivi dolduruşuna, sonra bunları birer birer İstanbul‟ da gördüğü maymun gibi avurdundan çıkarıp ayakkabıların altına çabuk çabuk mıhlayışına... Bu parçada aşağıdakilerden hangisinden söz edilmiştir? 
A
Hasan'ın eskiciyi şaşkınlıkla seyretmesinden
B
İçinde bulundukları evin özelliklerinden
C
Hasan'ın İstanbul'u bildiğinden
D
Eskicinin Hasan'a büyük bir ilgi gösterdiğinden
E
Eskicinin bir iskemlede oturarak iş yaptığından
13 numaralı soru için açıklama 
Bu parçanın ilk cümlesinden son cümlesine kadar Hasan adlı çocuğun, eskiciyi şaşırarak ve merakla izleyişi anlatılmaktadır.
Soru 14
Eski şairleri, yazarları, sanatçıları ölüm günlerinde anmak, bir değerbilirliktir. Ama arkalarından ağıt yakmayı anlamıyorum. İnsan umutlandırıcı, sevindirici, güzel şeyler de söyleyebilmen. Bunlar da niye doğrudan doğruya sanatçıların yazdıkları, geride bıraktıkları olmasın? Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir? 
A
Sanatçılar anma toplantılarını daha sık düzenlenmelidir.
B
Anma toplantılarında sanatçılar, yaşadıkları dönemin koşulları içinde ele alınmalıdır.
C
Yaşayan sanatçılar için de toplantılar düzenlenmesi gerekir.
D
Sanatçılar anmanın en doğru yolu, onların yapıtlarından söz etmektir.
E
Sanatçıların geride bırakacak eserleri olmalıdır.
14 numaralı soru için açıklama 
Bu parçanın yazan, ölüm günlerinde sanatçıları anmaya karşı olmamakla beraber son cümledeki soruyla onların yapıtlarından söz etmek gerektiğini vurgulamıştır.
Soru 15
Artık kitap seçerken ince eleyip sık dokuyorum. Belki doğru bir şey değil bu yaptığım. Ama ne çare, gönlüm böyle istiyor. İnce söz avlama merakım yüzünden çoğu kitabın mumu sönüveriyor elimde. Altını çizecek, cazibesine şapka çıkartacak cümleler bulamayınca kanım bir türlü kaynamıyor o kitaba. Konuşmalar da öyle. Ne televizyon kanallarındaki açıkoturumlar, söyleşiler, ne radyo programları ne de başka sohbetler... Sarmıyor hiçbirisi konuşmanın ortasına hoş düşecek bir ince söze tesadüf etmedikçe.Yukarıdaki parçaya göre yazarın kitap seçerken titiz davranmasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
A
Kitapların eskisi kadar güzel yazılmadığını düşünmesi
B
Okumaya değer kitapların günümüzde çok az olması
C
Her kitapta altı çizilebilecek, etkili bir söz bulmaya çalışması
D
Televizyon ve radyo programlarındaki sohbetlerin kitaplardan daha faydalı olması
E
Kitapların bir bölümünü okuduktan sonra kitaptan sıkılması.
15 numaralı soru için açıklama 
yazarın kitap seçerken titiz davranmasının sebebi Her kitapta altı çizilebilecek, etkili bir söz bulmaya çalışması.
Soru 16
Bir insanı sevmeye değer bulabilmemiz için onun ulaşılması güç olanı simgelemesi gerekir. Sevgi bir olanaksızlık, umutsuzluk ilişkisi olduğu sürece anlam taşır. Bunun dışında nesnel olarak, kendi başına ve uzun süreli bir derinliği yoktur. O, elde etme çabasını inatla sürdürdüğümüzde var olabilir ancak. Yakınımızda duran, kolayca ulaşabileceğimiz bir kimse ateşleyemez ruhumuzu.Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
A
İnsanlar hep yakınlarında olan kişileri severler
B
Sevgi, ulaşılması zor olan insanlar sevildiğinde anlam kazanır.
C
İnsanlar kendilerinden uzakta olanları daha çok severler.
D
Sevginin ortaya çıkması her zaman çok zor olur.
E
Ulaşılması kolay olan insanlar hiçbir zaman ilgi çekmezler.
16 numaralı soru için açıklama 
vurgulanmak istenen düşünce"Sevgi, ulaşılması zor olan insanlar sevildiğinde anlam kazanır."
Soru 17
Türkülerin mayasıyla, onları doğuran tek tek seslerle benim yaşamımı biçimlendiren örgüler arasında ince benzerlikler, sıcak karşılıklar olmalıdır. Bir türkü başladığında, içimde bir rüzgâr toplanmaya başlıyorsa onun geçtiği topraklarda benim de anılarım geziniyor demektir. Ve bütün bir coğrafyayı, oraları güzelleştiren dağları, ırmakları, ormanları; o dağlarda kopan fırtınaları, o coğrafyada yaşayan insanların yüzlerini, insan yüzlerindeki kıvrımları dolaşıyorsam bir türküyle, ben o türkülerdeyim demektir.Yukarıdaki parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A
Türkülerle insanların yaşamı arasında benzerlikler bulunmalıdır.
B
Türküler insanların yaşadığı coğrafyanın izlerini taşıyorsa insan kendini türkülerde bulabilir.
C
Türküler, meydana geldiği toplumun insanını ve coğrafyasını anlatmalıdır.
D
Türküler insan yaşamıyla paralel bir şekilde oluşmaktadır.
E
Türküler her zaman yaşamı ve bizi anlatmak zorunda değildir.
17 numaralı soru için açıklama 
"Türküler her zaman yaşamı ve bizi anlatmak zorunda değildir." çıkarılamaz.
Soru 18
(I) Her iklim kendi sesini, kendi türküsünü kendisi yaratır. (II) Ege'nin sakin, ılımlı ve dingin karakterini ancak türküleri resmedebilir. (III) Her türküde derinden derine bir yitiklik ve özgürlük tutkusunun kıvılcımları sezilir. (IV) Yatışmış bir öfkenin, durulmuş bir isyanın hatırası dillenir. (V) Onun içindir ki Ege türküleri hep bir yüce dağın yamacından söyleniyormuş hissi verir insana.Bu parçada asıl anlatılmak istenen düşünce hangi cümlede verilmiştir?
A
I
B
II
C
III
D
IV
E
V
18 numaralı soru için açıklama 
asıl anlatılmak istenen düşünce I. cümlede verilmiştir.
Soru 19
Ben yatılı okul çağına gelene kadar halamın evinde kaldım. Kız kardeşim ise uzak bir kentteki bir başka hala evinde büyüdü. Onu uzun yıllar görmedim. Sonra havasız yatakhaneler, soğuk etüt odaları, karavanalar ve hoşgörüsüz kadın öğretmenlerin kuşatması altında çocukluktan genç kızlığa geçtim.Bu sözleri söyleyen kişi aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?
A
Çocukluk yıllarını özleyen ve tekrar yaşamak isteyen.
B
Çocukluğunda hiç arkadaş edinmeyen
C
Akrabalarını çok seven ve onları unutmayan
D
Çocukluğunu ailesinden uzak ortamlarda geçiren
E
Çocukluğunda yaşadığı yerlerin tecrübe kazandırdığına inanan
19 numaralı soru için açıklama 
Kişi "Çocukluğunu ailesinden uzak ortamlarda geçiren" nitelendirilir.
Soru 20
Kitaplar, çocuklara dünyanın kendi elleriyle dokunamadıkları, kendi gözleriyle göremedikleri, tanıyamadıkları, bilemedikleri her yanını yazılı olarak getirirler. Çocuklar, kitaplar aracılığıyla pek çok yeni insanla tanışır, bilmedikleri parklarda, bahçelerde, sokaklarda, şehirlerde gezintiye çıkarılmış gibi olurlar. Kendi dünyalarını daha iyi değerlendirecek şeyler de öğrenirler. Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir? 
A
Çocukların kitap sevgisi
B
Kitapların insanlara sağladığı faydalar
C
Çocukların kitaplardan hoşlanmadığı
D
Kitapların çocuklara sağladığı faydalar
E
Kitapların öğretimdeki rolü
20 numaralı soru için açıklama 
Parçanın ilk cümlesinden başlanarak kitap okumanın çocuklar üzerinde ne tür pozitif etkiler sağladığı anlatılmaktadır.
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
20 tamamladınız.

KPSS ÇIKMIŞ SORULAR

KPSS ATAMA PUANLARI

Bunları da incele!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: Content is protected!