2021 KPSS Türkçe Paragrafın İçeriği Testi Çöz-1

0 23

2021 KPSS Türkçe Paragrafın İçeriği Testi Çöz-1. Paragrafın İçeriği Testi KPSS, Paragrafın İçeriği Testi KPSS Çıkmış Sorular, Paragrafın İçeriği Testi Çöz, KPSS Paragrafın İçeriği Testi PDF. Türkçe Paragrafın İçeriği Testi

KPSS Türkçe Paragrafın İçeriği Testi Çöz

ÖSYM sınav formatına uygun olarak uzman ekibimiz tarafından hazırlanan 2021 KPSS Türkçe Paragrafın İçeriği Testi Çöz deneme sınavı toplam 20 sorudan oluşmaktadır. Sınav için tahmini süre 20 dakikadır. KPSS Sözcük Yapısı Deneme Sınavı sonunda doğru ve yanlışlarınız görebilir, başarınızı ölçebilirsiniz.

KPSS PUAN HESAPLAMA

Konu ve KategoriSoru SayısıSüre
KPSS Türkçe Test Çöz20 soru20 dakika
Tüm KPSS Türkçe Testleri ÇözOnline Test Çöz SayfasıKPSS Çıkmış Sorular

KPSS Türkçe Paragraf İçeriği Test Çöz - 1

Tebrikler - KPSS Türkçe Paragraf İçeriği Test Çöz - 1 adlı sınavı başarıyla tamamladınız.Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%
Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
Birçok kişi A. Muhip Dıranas'la O Sıtkı Tarancı'nın, Fransız şairlerinden Baudlaire'in, Mallarme'nin çizgisinde olduğunu söyler. Ama iki şairi­miz de kendi kişiliklerini, kendi toplumlarının hava­sını duyurmuşlardır dizelerinde (mısralarında); ol­sa olsa bir etkilenme vardır, ancak bunu özümse-yebilmişlerdir. Kaldı ki Yahya Kemal'de de, Ahmet Haşim'de de görülür Fransız şiirinin etkisi.Bu metnin sonuna aşağıdakilerden hangisi ge­tirilirse, metindeki düşünce en uygun biçimde tamamlanmış olur
A
Şunu da belirtmek gerekir ki bir dönemin hiçbir şairi bu etkiden kurtulamamıştır.
B
Yalnız, her zaman, en iyi şair etkilenmeyen şa­ir değildir.
C
Bunun yanında sanatta etkilenmenin önemi uzun yıllar tartışılmıştır.
D
Önemli olan, etkiyi aşmak, kendine özgü bir şi­ire ulaşmaktır.
E
Ne var ki onlar hiçbir zaman etkilenmeye karşı olduklarını söylememişlerdir.
1 numaralı soru için açıklama 
Paragrafın sonuç cümlesi, daha önce anlatılanları toparlayan, ana düşünceye bağlayan cümledir. Paragrafta A. Muhip Dıranas'la C. Sıtkı Ta-rancı'nın, Fransız şairlerinden etkilendikleri, ancak kendi kişiliklerini şiirlerinde duyurabildikleri, etkiyi aş­tıkları anlatılmıştır. Parçada "Önemli olan etkilenme değil, etkiyi aşmaktır." ana düşüncesi işlenmiştir. Bu düşünce D seçeneğinde verilmiştir.YANIT : D
Soru 2
Aşağıdaki cümlelerden bir paragraf oluşturul­mak istense, bunlardan hangisi o paragrafın giriş cümlesi olur?
A
Nice eserler, biçimce zayıf ve çirkin oldukların­dan başarı kazanamamıştır.
B
Sanat eseri, içerikle biçimden örülmüş bir bir­leşim, bölünmez bir bütündür.
C
Öyleyse, tek başına ne içerik ne de biçim bir eseri değerli kılmaya yetmez.
D
Bundan ötürü bir eserin değerlendirmesini yalnızca biçim ya da yalnızca içeriğe göre yap­mak yanlıştır.
E
Özce anlamsız, içeriği hiçe sayan eserler de kısa sürede unutulmuştur.
2 numaralı soru için açıklama 
A seçeneğindeki yargı, bir önceki olayı pekiştirmek için söylenmiştir. Giriş cümlesi olamaz.C seçeneği "öyleyse" bağlacıyla; D seçeneği “bundan ötürü" bağlacıyla başladığı için giriş cümlesi olamaz.E seçeneğinde "de" bağlacı "benzerleri" anlamıyla kullanıldığından bu cümleden önce bir cümle olduğu anlaşılmaktadır.B seçeneği bir tanım cümlesidir. Giriş cümlesi bir tanım cümlesi olabilir. Bu cümleleri paragraf biçimine dönüştürürsek doğru sıralama B, A. E, C. D şeklinde olur.YANIT: B
Soru 3
İslamiyet'in kabulünden önce Türklerin, başka hiçbir toplumun etkisinde kalmamış bir dilleri ve edebiyatları vardı. Her ilkel edebiyatta olduğu gibi bu edebiyatta da şiirle büyü birlikte yürümekte ve dinsel törenler, önemli bir yer tutmaktaydı. Bunun yanı sıra ozan, baksı, şaman gibi adlarla anılan şairlerde olağanüstü güçler bulunduğuna inanılırdı. Çoğu ortak ve sözlü ürünlerden oluşan bu edebiyatın en önemli bölümünü destanlar oluşturmaktaydı.Bu parçanın içeriği aşağıdakilerden hangisidir?
A
Türk dilinin en eski ürünleri
B
Eski Türk şiirinin özellikleri
C
Eski Türklerde edebiyat
D
Edebiyat ve dinsel törenler
E
Türk toplumunda şairlerin yeri
3 numaralı soru için açıklama 
Bu parçanın içeriği "Eski Türklerde edebiyat" tır.
Soru 4
Roman, insana gerçeklerin arkasındaki gizleri anlatma olanağı veriyor. İnsan günlük yaşamının sıkıntıları içinde geriye dönüp baktığında, birçok şeyin zihninden silinip gittiğini görüyor; ya da genel bir dağınıklığın içinde buluyor kendini. Yaşamın belirli bir anını yakalamakta güçlük çekiyor. Roman, bu dağınıklığı derleyip toparlıyor, insanın kaybolmasını engelliyor. Ayrıca insanlar birbirlerine karşı açık olamıyorlar. Roman insanların birbirinden gizlemek gereğini duydukları gerçekleri, önce yazarın kendisine, sonra da okura iletebiliyor.Bu parçanın bütününde neden söz edilmektedir?
A
İnsan zihninin güçsüzlüğünden
B
İnsan ilişkilerinin sınırlılığından
C
Yaşamı anlamanın zorluğundan
D
Romanlarda sırların anlatıldığından
E
Romanların sağladığı yararlardan
4 numaralı soru için açıklama 
" Romanların sağladığı yararlardan" söz edilmektedir.
Soru 5
Şaşılacak bir durum karşısında şaşkınlığımızı, "Hayret!" ya da "Hayret doğrusu!" sözleriyle belirttiğimiz olur. Oysa son zamanlarda kimi kişiler bu ünlemi, "Hayret bir şey!" biçiminde söylüyorlar. Bu söyleyişteki anlatım bozukluğu "Hayret edilecek bir şey!" biçiminde düzeltilebilir.Bu parçada aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır?
A
Dil yanlışlarının çoğaldığı
B
Dil yanlışlarını düzeltmenin önemi
C
"Hayret" sözcüğünün yaygın olarak kullanıldığı
D
Bir dil yanlışı ve bunun nasıl giderilebileceği
E
Şaşılacak bir durumu anlatmak için değişik sözcükler kullanılabileceği
5 numaralı soru için açıklama 
Bu parçada "Bir dil yanlışı ve bunun nasıl giderilebileceği" üzerinde durulmaktadır.
Soru 6
Bu özellik yazı hayatımın ilk yıllarından beri var. Bugüne kadar da bunu kendime ilke edindim. Bu, uzun yazmayı, aynı düşünceyi değişik cümlelerle anlatarak sözü uzatmayı beceremediğim anlamına gelmez. Ancak ben gevezeliği sevmem. Kimi yazarların, üç cümlede anlatılabilecek bir düşünceyi paragraflarla anlatarak okuyucunun sabrını nasıl taşırdıklarını çok iyi bilirim. Bunun için de kısa ve yoğun yazarım,Bu içerik aşağıdaki sorulardan hangisine verilmiş bir yanıt olabilir?
A
Neden basit bir dil kullanıyorsunuz?
B
Genellikle yalnızken mi yazarsınız?
C
Yazılarınız neden uzun değil?
D
Hep aynı konularda mı yazıyorsunuz?
E
Belli bir yaştan sonra yazmanın zorlukları nelerdir?
6 numaralı soru için açıklama 
Bu içerik "Yazılarınız neden uzun değil?" sorusuna verilmiş bir yanıt olabilir.
Soru 7
Kimi şairlerin şiirlerinin yapısı, çeviriye hiç mi hiç gelmez. Yapı aktarılmadıkça da çeviri hiçbir şeye benzemez. Başka dillere çevrilebilen şiirler genellikle, yazıldığı dille başka dillerdeki ortak yapılara dayanılarak oluşturulan şiirlerdir. Bunlar, kendine özgü yapılar değillerdir. Özgün bir yapı içinde oluşturulan şiirleri bir dilden başka bir dile çevirmek olanaksızdır. Bu, onların yazarı için belki talihsizliktir; ama aynı zamanda bir onurdur da.Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A
Bazı şiirlerin yapı bakımından çeviriye uygun olmadığına
B
Çevrilebilen şiirlerin kendine özgü olmadıklarına
C
Şair için şiir çevirisinin olumlu ve olumsuz yönlerinin olduğuna
D
Edebiyatımızdaki şiirlerin çoğunun çeviri olduğuna
E
Çevirinin anlamlı olabilmesi için yapının aktarılması gerektiğine
7 numaralı soru için açıklama 
"Edebiyatımızdaki şiirlerin çoğunun çeviri olduğuna" değinilmemiştir.
Soru 8
Gerçek şiirin, sınırsız özgürlük içinde bile ölçülü olduğunu biliyoruz. Şiir, doğadan kopmuştur; bu nedenle her türlü parmaklık ve prangadan uzaktır. Onun kanatları, duygu ve fikir denizi üzerinde ufuktan ufuğa uçar. Şiirdeki bu özelliğe rağmen gerçek şiir, yine de ağırbaşlıdır, ölçülüdür. Bu nedenle bu şiir, asla yolunu kaybetmez, uçtuğu denize düşüp boğulmaz.Yukarıdaki parçada sözü edilen gerçek şiirle ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A
Her şartta ölçülü olması
B
Herkes tarafından beğenilmesi
C
Tüm sınırları kaldırmış olması
D
Hep daha fala özgürlük istemesi
E
Milli duyguları yansıtması
8 numaralı soru için açıklama 
Anlatılmak istenen "Her şartta ölçülü olması"dır.
Soru 9
Ben denemelerimi şiir yazar gibi yazarım. Boyuna sözcüklerle, cümlelerle boğuşurum. Bir yerde, yazının iplerini çekenin ben olmadığımı, benim yerim9, denemenin yapısına karışmış sözcüklerin karar verdiğini, buyruklar savurduğunu görürüm. Kimi zaman da belirli bir cümleye denememde yer vermek istediğim halde, bunun üstesinden gelemem. Denemenin yapısı, denemedeki öteki cümlelerin yapısı buna engel olur.Bu parçanın içeriği aşağıdakilerden hangisidir?
A
Deneme yazmak şairlere zevk verir.
B
Denemeye yazar yön veremez, ona denemenin yapısı yön verir.
C
Yazar denemede kendi düşüncelerini dile getirir.
D
Deneme yazmak diğer edebi türlere oranla daha zordur.
E
Şairler ayni zamanda deneme de yazabilirler.
9 numaralı soru için açıklama 
Bu parçanın içeriği "Denemeye yazar yön veremez, ona denemenin yapısı yön verir."
Soru 10
Bir şair, başkalarının şiirinde geçen kelimeleri kulla­nabilir. Bunun gibi o şiirlerin konularını, temlerini, düşüncelerini yeniden işleyebilir. Ama bu özellik onu "taklitçi" yahut "değersiz" saymayı gerektir­mez. Yeter ki o, bu kullanış ve işleyişte başkaların­dan ayrılabilsin. Başkalarından aldıklarına, etkilen­melerine kendi kişiliğinin damgasını basabilsin. On­ları ayrı bir görüş, biçim ve yöntemle yeni bir bileşi­me sokabilsin. Kısaca şiirde bir kişilik gösterebilsin.Bu paragrafa en uygun başlık aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A
Eskimeyen Şair
B
Şiirde Öz ve Biçim
C
Yenilikçi Şair
D
Şiir Tekniği
E
Şair ve Özgünlük
10 numaralı soru için açıklama 
Parçada "bir şair, şiir yaratırken neye dikkat etmeli" olgusu konu olarak alınmış, "Şair konu­larını, temlerini, düşüncelerini başkalarından alsa bile özgün bir şekilde işlemelidir." ana düşüncesine bağ­lanmıştır. Paragrafta özgün olma düşüncesi, "Kullanış ve işleyişte başkalarından ayrılabilsin, başkalarından aldıklarına kendi kişiliğinin damgasını basabilsin.", "Onları ayrı bir görüş, biçim ve yöntemle yeni bir bile­şime sokabilsin." düşünceleri ile verilmiştir.YANIT : E
Soru 11
Ahmet Mithat'ın, zamanında çok okunan ve sevilen bir romancı olmasının nedenleri çeşitlidir. Karışık olayları merak uyandıracak bir biçimde düğümleyip çözmedeki başarısı, sade bir dille yazması, halkın alışık olduğu meddah ağzını romana uyarlaması bu nedenler arasında sayılabilir.Aşağıdakilerden hangisi, A. Mithat'ın bu parçada sözü edilen özelliklerinden biri değildir?
A
Karmaşık durumları ilgi uyandıracak bir sona götürmesi
B
Kolay anlaşılan bir dil kullanması
C
Halkta okuma isteği uyandırmak amacıyla yazması
D
Okuyucunun ilgisini canlı tutması
E
Türk halk tiyatrosunun özelliklerinden yararlanması
11 numaralı soru için açıklama 
Parçanın ana düşüncesi ilk cümlede ve­rilmiştir. "A. Mithat, zamanında çok okunan ve sevilen bir yazardır." Paragrafın gelişme bölümünde bu ana düşünceyi kanıtlayacak yardımcı düşüncelere başvu­rulmuştur. Bunlar sıralı bir cümle yapısı içinde "... çözmedeki başarısı, ... dille yazması, ... romana uygulaması (dır)" verilmiştir. A, B, E seçeneklerinde bunları bulabiliriz. D seçeneği ise bu üçünden çıkarılabilecek bir yar­gıdır. C seçeneğine parçada yer verilmemiştir.YANIT : C
Soru 12
Anı yazan, yaşamının bir bölümünü anlatırken istemeyerek de olsa başkalarının yaşamına girmek zorundadır. Sanırım anı yazmadaki asıl amaç, tanıdıklarını, yaşadıklarını, gördüklerini içtenlikle ve başkalarını yanıltmayacak bir yansızlıkla ele almak olmalıdır. Başka bir deyişle anı yazarı, yaşadıklarını olduğu gibi, gerçeği değiştirmeden, tarihe katkıda bulunacak bir biçimde dile getirmelidir.Böylece bir tarihçi gibi nesnel, bir edebiyat adamı gibi kişisel tutum ve zorunluluk içinde geçmişine bakmalıdır.Bu parçadan anı yazarlarıyla ilgili olarak aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılamaz?
A
Kişileri ve olayları nesnel bir tutumla yansıtmaya özen göstermelidirler.
B
Belge niteliğinde ve zevkle okunabilen yapıtlar ortaya koymaya çalışmalıdırlar.
C
Gerçeklere bağlı olup dürüstlükten ayrılmamalıdırlar.
D
Konularını, tarihsel olaylarla ve bunlara karışan kişilerle sınırlı tutmalıdırlar.
E
Salt kendilerini değil, yansıtmaya çalıştıkları dönemle ilgili kişileri de anlatmalıdırlar.
12 numaralı soru için açıklama 
Paragrafta çok sayıda yardımcı düşünce vardır. Soru kökünde ana düşünceyle ilgili olmayan düşüncenin bulunması istenmektedir. A seçeneğindeki düşünceyi "... Gördüklerini içtenlikle ve başkalarını yanıltmayacak bir yansızlıkla ele almalıdır." sözünden; B'yi “ … Tarihe katkıda bulunacak bir biçimde, bir tarihçi gibi nesnel bir edebiyat amı gibi kişisel tutumla" ifadesinden; C'yi "gerçeği değiştirmeden" sözünden; E'yi ise "tanıdıklarını, yaşadıklarını, gördüklerini..." "başkalarının yaşamına girmek" sözlerinden çıkarabiliriz.Yazar, D seçeneğindeki "konularını, tarihsel olaylar ve bunlara karışan kişilerle sınırlı tutmalı" düşün-sine yer verilmiyor. Yani bu düşünce paragrafta yardımcı düşünce olarak yer almamıştır. A, B, C, Eseçeneklerindeki düşünceler, ana düşünceyi açıklayan yardımcı düşüncelerdir. YANIT : D
Soru 13
Okulumda her gün, sağlam iki cümle kuramayan, duygularını söze dökemeyen, düşüncelerini anla­tamayan yüzlerce gençle karşılaşıyorum. Bence anadilini öğrenmeyi okul sıralarından beklemek yanlış bir tutumdur. Çünkü sorun öğrenim sorunu değil, anlatım olanağı bulma sorunudur. Konuş­tukça daha iyi konuşabileceğimizi, yazdıkça daha iyi yazabileceğimizi hepimiz bilmez miyiz?Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
A
Dil yeteneği, dil sürekli olarak kullanıldıkça ge­lişir.
B
Ana dil öğretiminde yeni yollar aramak gerekir.
C
Öğrencilerin anlatma gücü, anlama gücünden daha zayıftır.
D
Okullarda ana dil öğretimine gerekli özen gös­terilmemektedir.
E
Ana dili yetersizlikleri en çok okul sıralarında görülmektedir.
13 numaralı soru için açıklama 
Parçanın konusu, "dil yeteneğinin nasıl geliştirileceğedir. Yazarın bu konunun çözümü için öne sürdüğü düşünce, parçanın son cümlesinde belirtilmiştir: "Konuştukça daha iyi konuşabileceğimizi, yazdıkça daha iyi yazabileceğimizi hepimiz bilmez miyiz?" Bu cümledeki yargı A seçeneğinde verilmiştir. Yazar, ilk cümlelerde gençlerin dili kullanmayı bilmediklerini, bu sorunun çözümünün okullara bırakılmasının yanlış olacağını, bunun öğretim değil, anlatım sorunu olduğunu belirterek vurgulamak istediği düşünceye hazırlık yapmıştır. YANIT : A
Soru 14
Edebiyat sanatı, toplumdaki sayısız iletişim yolla­rından biridir. Sanat eseri konuşursa, konuşurken de bir dünya koyarsa ortaya bunu hiç kuşkusuz bi­rileri için yapar. Sanatta güzellik, sanatçının, ger­çeğin örtüsünü kaldırarak, düşsel bir dünyayı bir biçim aracılığıyla görünür hâle getirmesinden do­ğar. Böylece, sanat eseri de görünür kıldığı şeyin birilerince algılanmasıyla işlevini yerine getirmiş olur.Bu parçada aşağıdaki yargılardan özellikle hangisi vurgulanmaktadır?
A
Eserinde yeni, düşsel bir dünya kuramayan ki­şi sanatçı olamaz.
B
Sanat eserleri, insanı ve toplumu değiştirmeyi amaçlar.
C
Her sanat eseri mutlaka birilerine seslenmek için vardır.
D
Sanat eserinin tek amacı, gizli kalmış güzellik­leri ortaya çıkarmaktır.
E
Hayalden arınmış, salt gerçeğin ifadesi bir sanat eseri düşünülemez.
14 numaralı soru için açıklama 
Parçanın birinci cümlesinde "Edebiyat sanatı, iletişim yollarından biridir." düşüncesi verilmiş­tir. Bu düşünce diğer cümlelerde "Sanat eseri birileri için konuşur.", "Sanat eserinin görünür kıldığı şey birilerince algılandığında işlevini yerine getirmiş olur." sözleriyle açıklanmıştır. Yazarın vurgulamak istediği "sanat eserinin birileri için var olduğu"dur. Bu amaç da C seçeneğinde verilmiştir.YANIT : C
Soru 15
Tiyatro, sınırları o kadar geniş bir bilgi ve çalışma alanı ki, insanın bir ömrü değil, yüz ömrü bile olsa, onu bütünüyle öğrenmeye yetmez. Öyle ki insan, bütün bir yaşamını tiyatroya ayırmış olsa da ömrü­nün sonunda tıpkı başlangıçtaki gibi boş ve bilgi­siz görür kendini. Çünkü yaşam, nasıl yeni günler getiriyorsa, yeni günler de tiyatroya yeni yeni üs­luplar, yeni yeni düşünceler, yeni yeni deneyimler getiriyor.Bu parçada aşıl anlatılmak isteneni içeren yar­gı, aşağıdakilerden hangisidir?
A
Tiyatro alanında art arda ortaya çıkan yenilik­ler izlenmelidir.
B
Tiyatro sanatçısının kendisini yetiştirememesinin nedenleri çok yönlüdür.
C
Tiyatronun temel bilgilerini öğrenmek, çok uzun çalışmalar gerektirir.
D
Tiyatrodaki her değişiklik, ileriye atılmış bir adı­mın habercisidir.
E
Tiyatronun sürekli bir değişme süreci içinde oluşu, onun bütünüyle kavranmasını güçleştirir.
15 numaralı soru için açıklama 
Bu paragrafta ana düşünce, paragrafın bütününü kapsayacak bir yargıya ulaşılarak bulunabi­lir. Paragrafın ilk cümlesinde "tiyatroyu bütünüyle öğ­renmenin insan ömrünü aşan bir çaba olduğu" belirti­liyor. Diğer cümlelerde ise "Tiyatronun yaşam gibi sü­rekli ve hızlı değişim içinde olması, onun bütünüyle kavranmasını güçleştirmektedir." yargısı veriliyor. Bu yargıları bütünüyle içeren düşünce, E seçene­ğinde verilmiştir. YANIT : E
Soru 16
Ben denemelerimi şiir yazar gibi yazarım. Boyuna sözcüklerle, cümlelerle boğuşurum. Bir yerde, yazının iplerini çekenin ben olmadığımı, benim yerim9, denemenin yapısına karışmış sözcüklerin karar verdiğini, buyruklar savurduğunu görürüm. Kimi zaman da belirli bir cümleye denememde yer vermek istediğim halde, bunun üstesinden gelemem. Denemenin yapısı, denemedeki öteki cümlelerin yapısı buna engel olur.Bu parçanın içeriği aşağıdakilerden hangisidir?
A
Deneme yazmak şairlere zevk verir.
B
Denemeye yazar yön veremez, ona denemenin yapısı yön verir.
C
Yazar denemede kendi düşüncelerini dile getirir.
D
Deneme yazmak diğer edebi türlere oranla daha zordur.
E
Şairler ayni zamanda deneme de yazabilirler.
16 numaralı soru için açıklama 
Bu parçanın içeriği "Denemeye yazar yön veremez, ona denemenin yapısı yön verir."
Soru 17
Divan şiirinin ustalarından Nef'i, I. Ahmet'e sunduğu kasidede şair Baki'yi överken, Kanuni'yi kıyamete dek yaşatacak şeyin kazandığı görkemli zaferler değil de, onun ölümü üzerine Baki'nin yazdığı şiir olacağını söylerken neydi asıl amacı? "Senden kat kat üstün, uzun yıllar dünyanın gözünü kamaştıran atan bile, öldükten sonra yaşayabilmek için şairine muhtaç olduğuna göre, benim değerimi bilmeye bak, çünkü bu dünyaya gözlerini yumduktan sonra senin adın ancak benim sayemde anılacak." demek istediği besbelli değil mi? Boş bir övünme değildir bu, köklü, evrensel bir gerçeği dile getirmektedir şair.Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A
Divan şairleri, o dönem siyasetçileri hakkında geniş bilgi vermektedir.
B
Kanuni kazandığı şöhret ve ünü aslında Bâki sevgisinden elde etmiştir.
C
Kişinin öldükten sonra hatırlanması için, onun hakkında yazılanlar önemlidir.
D
Yapılanlar, yazılıp vesikalaşmadığı sürece her zaman için yok olmaya mahkumdur.
E
Padişahlar bile kıyamete dek var olmak için şairleri koruyup kollamışlardır.
17 numaralı soru için açıklama 
Vurgulanmak istenen "Yapılanlar, yazılıp vesikalaşmadığı sürece her zaman için yok olmaya mahkumdur."
Soru 18
Medeniyet değerlerindeki gelişme ve ilerlemeye manevi değerlerin uymada sürekli olarak güçlük çekmesi, yani bir çeşit kültürel gecikme, sosyal ilişkilerde sorunlara yol açmıştır. Değişmenin daha yavaş yaşandığı dönemlerde manevi değerler, toplumu daha yönlendirici ve belirleyici bir konumdaydı. Çağdaş dünyada ise maddi değerler manevi değerlere karşı hükmedici bir üstünlük içindedir.Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
A
Manevi değerler, maddi değerlerle paralellik gösterememektedir.
B
Maddi değişimin yavaşladığı dönemlerde manevi değer toplumda yönlendirici olamamıştır.
C
Yaşadığımız bu zamanda maddi değerler manevi değerlere hükmetmektedir.
D
Maneviyatın ve maddiyatın birlikte ilerlemeyişi birtakım problemlere neden olmuştur.
E
Kültürel gecikme manevi değerlerin daha yavaş ilerlemesinden kaynaklanmaktadır.
18 numaralı soru için açıklama 
"Maddi değişimin yavaşladığı dönemlerde manevi değer toplumda yönlendirici olamamıştır." çıkarılamaz.
Soru 19
Bu adada hiç kimse parmağını bile oynatmıyor. Öyle ki kekik, adaçayı gibi dağlarda yetişen otları ya da ağaçlardaki incirleri bile zahmet edip toplamıyorlar. Balıkçılıktan söz açıldığında ise kendi kıyılarında tutacak balık kalmadığından, tüm balıkların karşı kıyılarda olduğundan yakınıyorlar. Evlerinin bahçesinde yetiştirebilecekleri sebzelerden tutun da su gibi en gerekli maddelere değin hemen her şey, sekiz saat ötedeki bir başka adadan geliyor. Bu parçada ada halkının hangi yönü üzerinde durulmaktadır?
A
Geçim sıkıntısından bunalmaları
B
Fakir bir doğal çevrede yaşamaları
C
Bulundukları yeri iyi tanımaları
D
İşsizlikten sıkılmaları
E
Ellerindeki olanakları kullanmamaları
19 numaralı soru için açıklama 
Parçada anlatılan insanlar, adalarında bulunan birçok özelliği değerlendirmek yerine hepsini dışarıdan karşılamayı seçiyor. Bu da onların ellerindeki olanakları değerlendirmediklerini gösterir. A, B, C, D seçenekleri parçada anlatılanlarla çelişir.Cevap E
Soru 20
Toplumdaki güncel olayları, gülmece yoluyla ve eleştirel bir tavırla tartışmaya yönelen kabare tiyatrosu, bu yazarımız sayesinde kültür dünyamıza girmiştir. Ne var ki eleştirel düşüncenin bir türlü tam kök salmamış olması yazarın tüm çabalarına karşın kabare tiyatrosunu zamanla amacından saptırmış ve onun, suya sabuna dokunmayan, ucuz bir güldürüye dönüşmesine yol açmıştır. Bu parçada kabare tiyatrosu ile ilgili olarak aşağıdakilerin özellikle hangisinden yakınılmaktadır?
A
Eleştirici yönünün ihmal edilmesinden
B
Güldürü öğesine aşırı ölçüde yer verilmesinden
C
Giderek güncel olaylardan kaçınılmasından
D
Yazarların bu türe ilgisiz kalmasından
E
Toplumla ilgisi bulunmayan olayların ele alınmasından
20 numaralı soru için açıklama 
Parçada kabare tiyatrosunun eleştirel bir tavırla olaylara yaklaştığı, ancak eleştirel düşüncenin yerleşmemesinin tiyatroyu bu amaçtan saptırdığı anlatılmış. Öyleyse yakınılan şey, kabarenin eleştirici yönünün ihmal edilmesidir.Cevap A
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
20 tamamladınız.

KPSS ÇIKMIŞ SORULAR

KPSS ATAMA PUANLARI

Bunları da incele!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: Content is protected!