2021 KPSS Türkçe Paragrafın Anlatım Biçimleri Testi Çöz-1

0 17

2021 KPSS Türkçe Paragrafın Anlatım Biçimleri Testi Çöz-1. Paragrafın Anlatım Biçimleri Testi KPSS, Paragrafın Anlatım Biçimleri Testi KPSS Çıkmış Sorular, Paragrafın Anlatım Biçimleri Testi Çöz, KPSS Paragrafın Anlatım Biçimleri Testi PDF. Türkçe Paragrafın Anlatım Biçimleri Testi

KPSS Türkçe Paragrafın Anlatım Biçimleri Testi Çöz

ÖSYM sınav formatına uygun olarak uzman ekibimiz tarafından hazırlanan 2021 KPSS Türkçe Paragrafın Anlatım Biçimleri Testi Çöz deneme sınavı toplam 20 sorudan oluşmaktadır. Sınav için tahmini süre 20 dakikadır. KPSS Sözcük Yapısı Deneme Sınavı sonunda doğru ve yanlışlarınız görebilir, başarınızı ölçebilirsiniz.

KPSS PUAN HESAPLAMA

Konu ve KategoriSoru SayısıSüre
KPSS Türkçe Test Çöz20 soru20 dakika
Tüm KPSS Türkçe Testleri ÇözOnline Test Çöz SayfasıKPSS Çıkmış Sorular

KPSS Türkçe Paragrafın Anlatım Biçimleri Test Çöz - 1

Tebrikler - KPSS Türkçe Paragrafın Anlatım Biçimleri Test Çöz - 1 adlı sınavı başarıyla tamamladınız.Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%
Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
Yaz mevsimi başlayınca yurdumuzun çeşitli yörelerinde, o yörenin bir ürününün adını alan festival ya da şenlikler düzenlenir. “Datça/ Knidos Badem Şenliği” bunlardan biridir. Bu şenliklerde imza günleri de yapılır. İmza günleri, başlı başına bir şenliktir. Adınızın bir kartona yazılı olduğu masa arkasında, önünüzde kitaplar, görücüye çıkmış taze gelin adayları gibi çekingen çekingen oturursunuz, önünüz sıra kitaplarınız şöyle bir karıştırılır, geçilir. Belki birkaç kişi ilgilenir de imza verirsiniz. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıda belirtilenlerden hangisi doğrudur? 
A
Deyimlere de yer verilmiştir.
B
Eksiltili cümleler kullanılmıştır.
C
Devrik cümleler kullanılmıştır.
D
Benzetmeye yer verilmiştir.
E
Tartışmacı bir anlatım yolu seçilmiştir.
1 numaralı soru için açıklama 
Parçada imza gününe katılan yazar, görücüye çıkmış taze gelin adayına benzetilmiştir. Parçada diğer anlatım tekniklerinin veya özelliklerinin hiçbiri yoktur. Yanıt D
Soru 2
Kahramanların psikolojisini ve olay örgüsünü tamamen bilen anlatıcının bakış açısı, bir kamera tarafsızlığıyla her şeyi gözleyen ve olduğu gibi yansıtan anlatıcının bakış açısı, kendi dil ve üslubuyla olayları aktaran anlatıcının bakış açısıdır.Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerin hangisinde verilenler sırasıyla getirilmelidir?
A
İlahi – kahraman – gözlemci
B
Kahraman – gözlemci – ilahi
C
Gözlemci – kahraman – ilahi
D
İlahi – gözlemci – kahraman
E
Gözlemci – ilahi – kahraman
2 numaralı soru için açıklama 
Metinde yer alan boşluklara sırasıyla “ilahi, gözlemci, kahraman” bakış açıları getirilmelidir. Cevap (D) seçeneğidir.
Soru 3
Şiir sürekli zorlaşıyor çünkü devamlı olarak şairin, kendinden öncekilere benzemeye özenmeyen, kendinden öncekilerin açtıkları yolda yürüyemeyen bir insan, bir yapıcı, bir bulucu olmasını istiyor.Bu parçaya göre bir şairde bulunması istenen özelliği aşağıdakilerden hangisi en iyi ifade ediyor?
A
Öznellik
B
Nesnellik
C
Özgünlük
D
Duruluk
E
Açıklık
3 numaralı soru için açıklama 
Birden çok yargıdan oluşan bu metinde asıl istenen farklı olabilme yani özgünlük. Cevap (C) seçeneğidir.
Soru 4
Benim romanlarım, genellikle çok katmanlı yapılardır. Ben onları çok odalı, çok kapılı binalara benzetiyorum. Farklı okurlar, farklı kapılardan girip dolaşıyor yapıyı. Bazen iki okur aynı kitabı okuyup hiç karşılaşmayabiliyor.Bu parçada “çok katmanlı” olarak belirtilen romanın anlatım özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A
Özgünlük
B
Açıklık
C
Doğallık
D
Akıcılık
E
Yoğunluk
4 numaralı soru için açıklama 
Parçada geçen “çok katmanlı” ifadesi romanlarının yoğunluğunu gösterir. Yoğunluk buzdağı gibidir, çok katmanlıdır. Dibe daldıkça yeni ve farklı şeylerle karşılaşılır. Cevap (E) seçeneğidir.
Soru 5
Sahile geldiğimde dik bir uçurum yolumu kesti. Neyse ki geri dönmeme gerek kalmadı, sonsuza dek sürecek sandığımız uzun merdivenlerden inip sahile iyice yaklaştım. Kayalıkların önünde durdum. Bu martılar sıkılmadı mı bizden derdim. Meğer bizden sıkılınca buraya gelirlermiş. Kimseler yoktu. Uçsuz bucaksız gökyüzü, deniz, uzaktan geçen bir iki büyük gemi... Bir de uzakta minareleri görünen İstanbul... Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur? 
A
Tanımlama
B
Kişileştirme
C
Öznel bir anlatım
D
Betimleyici bir anlatım
E
Öyküleyici bir anlatım
5 numaralı soru için açıklama 
"Tanımlama" örneği yoktur.
Soru 6
İyona bir kızak sürücüsüdür. Kıt kanaat geçinir. Yardımcısı olan oğlu, humma hastalığına yaka­lanır ve ölür. Ama o, kışın dondurucu soğuğun­da çalışmak zorundadır. İçini yakan derdini dökmek için kızağına binen her müşteriye açıl­mak ister. Ancak ölen kendi oğlu, acı da kendi acısı olduğu için anlattıkları müşterilerin bir ku­lağından girer diğer kulağından çıkar. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisinden yararlanılmıştır?
A
Açıklama
B
Öyküleme
C
Tanık gösterme
D
Karşılaştırma
E
Tartışma
6 numaralı soru için açıklama 
"Öyküleme" den yararlanılmıştır.
Soru 7
Torosların eteklerinde bir yer... Şırıl şırıl akan dere, derede zıplama yarışı yapan balıklar... Yemyeşil çimenlerin yumuşak ve serin kucağı­na uzanmış piknikçiler... Bulutlara yetişmeye çalışan ince, uzun, yakışıklı ağaç denizi... Dal­dan dala zıplayan sincaplar... Pavarotti'yi kıs­kandıracak bir konsere imza atmakta olan bin-bir renkli kuşlar... Torosların püfür püfür esen yeli ve buram buram çam, iğde, menekşe, süm­bül kokuları...Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A
Çeşitli duyulara seslenme
B
Eksiltili cümlelere yer verme
C
Betimleyici bir yol izleme
D
Gözlem gücünden yararlanma
E
Olayları oluş sırasına göre anlatma
7 numaralı soru için açıklama 
"Olayları oluş sırasına göre anlatma" yoktur.
Soru 8
Gök gürültüleri ve şimşek aydınlıklarıyla bölünmüş bir rüyanın hafifliğiyle işiyor yüzün. Sabah, bir masal gibi sarıyor eşyayı. Güneş saçlarını donuk, üşengeç sisler ardında gezdiriyor. Bu masalın içinden, içli bir şarkı gibi sesleniyor yüzün. İstanbul, Çamlıca’da, Sarayburnu’nda ve Boğaz’ın kendi masalına âşinâ sırtlarında kanayan güneşin utangaç ışıklarıyla konuşuyor. Güz çiçekleri gibi, ince ve soylu hüzünlerle, mutlu yalnızlıklarla besleniyor yaşama sevincin. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?
A
İşitsel ve görsel öğelere
B
Kişisel duygu ve düşüncelere
C
Düşünceleri kanıtlayıcı örneklere
D
Karşıt kavramlardan yararlanmaya
E
Kişileştirme (teşhis) sanatına
8 numaralı soru için açıklama 
"Düşünceleri kanıtlayıcı örneklere" yer verilmemiştir.
Soru 9
Toprak, kuru dallar, otlar tanıdık bir şarkıyla gelen yağmurun serinliğine bırakıyor kendini. Sonbahar sapsarı ve serin bahçelerinden, ince yağmur tıpırtıları, gök gürlemeleriyle şehre doğru yürüyor. Bir adam, yağmurun mırıltısına kaptırıyor kendini, zamanı unutuyor. Gece ıssız bir orman gibi kaplıyor sokakları. Camlar ardına çekiliyor kadınlar. Camlarda yağmurun şarkıları yankılanıyor. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangilerine başvurulmuştur?
A
Öyküleme – Betimleme
B
Tartışma – Açıklama
C
Karşılaştırma – Öyküleme
D
Açıklama – Betimleme
E
Örnekleme – Tanımlama
9 numaralı soru için açıklama 
"Öyküleme – Betimleme" ye başvurulmuştur.
Soru 10
Uzak bahçelerde güneş, ilk yaprakları sarartmanın rahatlığıyla, ardında ikindi serinlikleri bırakarak veda ediyor. Son çiçekler dal uçlarında sevinçli çocuklar gibi kıpırdıyor. Üzüm salkımları, yaprakların aralarından tanelerini ışıldatıyor. Akşama doğru kuşların saltanatı başlıyor tenha bahçelerde. Ağaçlar mesut bir yorgunlukla giriyor geceye. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A
Doğayı bir devinim içinde verme
B
Betimlemeye başvurma
C
Benzetmelerden yararlanma
D
İnsana özgü nitelikleri doğaya aktarma
E
Eksiltili cümlelerden yararlanma
10 numaralı soru için açıklama 
"Eksiltili cümlelerden yararlanma" yoktur.
Soru 11
Derken davul zurna çalmaya başladı. Önde davulcu, bir öne bir arkaya eğilip belindeki püskülleri savurarak yürüyor, davulunu gümbürdetiyordu. Ardından zurnacı, zurnasının ağzını, bir o yana bir bu yana çevirerek çalıyordu. Davulcuyla zurnacının ardına takılmış birkaç çocukla onları izleyen bir kedi vardı. En önde ise dili dışarda bir köpek, havlayarak koşuyordu.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
A
Tanımlamalara yer verme
B
Varlıkları ayırıcı özellikleriyle anlatma
C
Örneklendirmelerden yararlanma
D
Karşılaştırmalara başvurma
E
Anlatılanları nedenleriyle belirtme
11 numaralı soru için açıklama 
Davulcu ve zurnacının tanıtılmasında gözlemden doğan ayrıntılara yer verilmiştir. Davulcunun davulu, zurnacının zurnayı çalarkenki davranışları… Bu da, paragrafın anlatımında, varlıkları ayırıcı özellikleriyle tanıtma yönteminin ağır bastığını gösterir. Cevap (B) seçeneğidir.
Soru 12
Çevrede binlerce ağacın milyarlarca dalı ve yaprağı arasında kaybolmuş kuşların cıvıltısı… Gün ışığının rengarenk tonları… Şırıl şırıl akan küçücük dere… Ayaklarınızın altında çatırdayan yeşil, kızıl, kahverengi yapraklardan oluşan bir halı… Kısacası burası doğanın güzelliğine duyamadığınız, hayran kaldığınız, kalabalıktan uzak bir dinlenme yeri.Bu parçanın anlatımında aşağıdaki yolların hangisine başvurulmamıştır?
A
Sıfatlardan yararlanma
B
Kişisel duyguları belirtme
C
Bitirilmemiş cümleler kullanma
D
Gözlemlere yer verme
E
Kişileştirme sanatına yer verme
12 numaralı soru için açıklama 
Bu parçada “binlerce, milyonlarca, rengarenk, küçücük” gibi sıfatlara başvurulmuştur. Son cümlede, yazarın dinlenme yeriyle ilgili kişisel duygularına yer verilmiştir. Parçayı oluşturan cümlelerin ilk dördü, eksiltili cümle özelliği taşımaktadır. Sözü edilen dinlenme yerinin tanıtılmasında gözlemlerden yararlanılmış; çevredeki ağaçlar, gün ışığının tonları, küçük dereler, renk renk yapraklar, bu yolla okuyucunun gözünde canlanmıştır. Parçada, “insan dışı varlıklara insan kişiliği kazandırma” demek olan kişileştirmeye yer verilmemiştir. Cevap (E) seçeneğidir.
Soru 13
Küf yeşili yaprağın üzerinde koyu benekler vardı. Yapraktan acı, kemiğimsi bir koku geliyordu. Adam, yaprağa bakıyor, beneklerini sayıyordu. Birden yaprağın üstündeki beneklerden biri kımıldadı. İrkildi adam. Önce gözlerine inanamadı. Koyu kestane sırtıyla minicik bir böcek! Sonra böceğin sırtındaki koyu kestane kabuk çıtırdayarak yarıldı, altından tül gibi yarı saydam kanatlar çıktı. Uçuverdi böcek. Nemli, ılık bir esintinin içinde yitip gitti.Bu parçada ayrıntıların seçiminde aşağıdaki duyuların hangisinden yararlanılmamıstır?
A
Görme
B
Tatma
C
Dokunma
D
İşitme
E
Koklama
13 numaralı soru için açıklama 
Bu parçada renkleri algılama “görme” kekiğimsi kokuyu algılama “koklama“, kabuğun çıtırdamasını algılama “işitme“, nemli ve ılık esintiyi algılama “dokuma” duyum alanıyla ilgilidir. Tatma ile ilgili bir ayrıntı yok. Cevap (B) seçeneğidir
Soru 14
Çalışmalarımız sonuç verdi. Neler mi oldu? Ot bitmeyen bozkırlar, ipek gibi yumuşak topraklı ovalara dönüştü. Tarlalar, arı kovanları gibi uğuldamaya başladı. Toprağın derinliklerinde uyuyan sular yeryüzüne çıkarıldı. Kova kova süt veren inekler, kovan kovan bal veren arılar yetiştirildi. Sofraları, el ele verilerek üretilen yiyecekler süsledi.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A
Benzetme sanatından yararlanma
B
Öykülemeye başvurma
C
Yinelemelere yer verme
D
Betimleme yapma
E
Tanık gösterme
14 numaralı soru için açıklama 
Parçada, “ipek gibi yumuşak topraklı ovalar“, “tarlaların, arı kovanları gibi uğuldaması” sözleriyle benzetmeden yararlanılmış; “kova kova, kovan kovan, el ele” sözleriyle yinelemelere yer verilmiştir. Parçada bir olayın anlatımı söz konusu olduğu için öykülemeye, gözlemler yansıtıldığı için betimlemeye yer verilmiştir. Parçada tanık göstermeden söz edilemez. Cevap (E) seçeneğidir.
Soru 15
Çocuğunuz bilim insanı mı olsun istiyorsunuz; o halde ona önce edebiyatı sevdirin. Bilim insanının amacı insanların yaşamını kolaylaştırmak; dünyayı daha güzel, daha yaşanası hale getirmektir. Bu amaca ulaşmak için bence insanları sevmek; onların acılarını ve sevinçlerini yüreğimizde duyumsamak gerekir. Balzac: “Bilim insanı olmak için insanları sevmek, dolayısıyla edebiyat sever olmak gerekiyor.” diyor.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine yer verilmiştir?
A
Açıklama – betimleme
B
Kanıtlama – örnekleme
C
Öyküleme – açıklama
D
Tartışma – tanık gösterme
E
Açıklama – benzetme
15 numaralı soru için açıklama 
Yazar bu metinde bilim insanı olmayı bir sohbet havası içinde tartışıyor ve Balzac’ın bir sözünü tanık gösteriyor. Cevap (D) seçeneğidir.
Soru 16
Ağrı Dağı‟nın yamacında dört bin iki yüz metrede bir göl vardır, adına Kop Gölü derler. Göl, bir harman büyüklüğündedir. Çok derinlerdedir. Göl değil, adeta bir kuyu. Gölün dört bir yanı kırmızı, keskin, bıçak ağzı gibi ışıltılı kayalarla çevrilidir. Hiçbir suda böyle bir mavi yoktur. Laciverdi yumuşak, kadife bir mavidir. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangilerinden yararlanılmıştır? 
A
Öyküleme - örnekleme
B
Açıklama - örnekleme
C
Betimleme - benzetme
D
Betimleme - tanımlama
E
Tartışma - karşılaştırma
16 numaralı soru için açıklama 
Parçada Ağrı Dağı‟nın fiziksel (dış) özellikleri anlatıldığı için betimleme söz konusudur. Parçada “adeta bir kuyu”, “bıçak ağzı gibi” sözlerinde ise benzetme söz konusudur. Yanıt C
Soru 17
Çağdaş eğitim, kötüyü kökünden kazımayı, çirkini çocuğun gözünden uzaklaştırmayı emrediyor. Oysa genç, hayatta her zaman güzeli ve iyiyi görecek değildir. Yaşadığı süre içinde sık sık kötü sözler işitecek, çirkin davranışlara rastlayacak, tehlikeli ve zararlı olaylarla karşılaşacaktır. Çok kere okulun yaptığını aile bozacak, okul ile ailenin meydana getirdiğini sokak yıkacaktır. Bundan kaçmaya imkan yoktur. O halde ________ . Bu parça aşağıdakilerden hangisiyle en uygun biçimde tamamlanır? 
A
okul - aile işbirliği mutlaka sağlanmalıdır
B
çocuğu her duruma hazırlamak zorundayız
C
yaşam bir çelişkiler yumağıdır
D
eğitimin temelini aile verir
E
çocuğu kendi haline bırakmak gerekir
17 numaralı soru için açıklama 
Parça eğitimle, özellikle de çağdaş eğitim sisteminin eksiklikleriyle ilgilidir. Bu bakımdan parçaya “Çocuğu her duruma hazırlamak zorundayız.” sözü getirilmelidir. Yanıt B
Soru 18
Roman, insanın doğayı tanımladığı, doğanın bir parçası olduğunun farkına vardığı ve bilginin doğadan yararlandığı dönemde gelişti. Yani roman sanayi toplumlarının anlatıda öne çıkardığı bir türdür. İnsanın doğayı henüz yeterince tanımadığı, doğa olaylarını anlamlandıramadığı dönemde üretebildiği tür ise masaldır. O halde _______ . Bu parçanın sonuna getirilebilecek en uygun cümle, aşağıdakilerin hangisidir? 
A
romanla masal daha çıkış noktasında birbirinden ayrılan iki türdür
B
toplumsal gelişmeleri en iyi anlatan tür romandır
C
romanın konusu insan ve doğadır
D
roman sanatı insanlığın var olduğu günden beri vardır
E
roman, toplumların çelişme gösteremediği zamanda belirmiş bir türdür
18 numaralı soru için açıklama 
Parçanın bütününde roman ve masal arasındaki farklardan söz edilmektedir. Bu nedenle parçanın sonuna A‟da verilen söz getirilmelidir. Yanıt A
Soru 19
Hikâye olay, kişiler ve mekân yönüyle sınırlı bir türdür. Onun bu özelliği sayfa sayısına da yansır, bu nedenle çoğunlukla hikâyeler üç beş sayfa olur. Kişiler ve olaylar hikâyede derinlemesine ele alınmaz. Bir roman ise yüzlerce sayfadan oluşabilir. Romanda olay, mekân ve kişiler ayrıntılı bir şekilde ele alınır. Kişiler fiziksel ve ruhsal bakımdan ayrıntılı biçimde tanıtılır.Bu parçanın anlatımında, özellikle aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?
A
Öyküleme
B
Betimleme
C
Karşılaştırma
D
Örnekleme
E
Alıntı yapma
19 numaralı soru için açıklama 
Yazar, paragrafta hikâye ve romanı çeşitli yönlerden karşılaştırmıştır. Bu türleri olaylar, kişiler, yer; uzunluk-kısalık bakımından değerlendirmiş; bu öğelerin romanda hikâyelerden daha ayrıntılı biçimde ele alındığını anlatmıştır. Cevap (C) seçeneğidir.
Soru 20
(I) Bilinç akışı yöntemi, öykü ve romanlarda karakterlerin geçmişe ve bugüne ilişkin duygu, düşünce ve anılarının aktarımında kullanılan bir tekniktir. (II) Söz konusu duygu ve düşüncelerin hiçbir denetim veya sınırlama olmaksızın olanca doğallığıyla aktarılması, anlatmayı zenginleştirir. (III) Bu teknikle yazar, okura kendi duygularını anlayabilme olanağı sunar. (IV) Bir başka anlatımla okurun, gerçeği farklı boyutlarda görmesini sağlar. (V) Böylece yazar, yüzeysel olanın anlatımıyla yetinmeyerek yarattığı kahramanların iç dünyalarını da yansıttığı için anlatımına derinlik kazandırmış olur.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi tanımsal bir nitelik taşımaktadır?
A
I
B
II
C
III
D
IV
E
V
20 numaralı soru için açıklama 
Birinci cümlede “Bilinç akışı yöntemi nedir?” sorusuna cevap veren bir tanım yapılmıştır. Cevap (A) seçeneğidir.
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
20 tamamladınız.

KPSS ÇIKMIŞ SORULAR

KPSS ATAMA PUANLARI

Bunları da incele!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: Content is protected!