2021 KPSS Türkçe Anlatım Biçimleri Test Çöz-1

0 30

2021 KPSS Türkçe Anlatım Biçimleri Testi Çöz-1. Anlatım Biçimleri Testi KPSS, Anlatım Biçimleri Testi KPSS Çıkmış Sorular, Anlatım Biçimleri Testi Çöz, KPSS Anlatım Biçimleri Testi PDF. Türkçe Anlatım Biçimleri Testi

KPSS Türkçe Anlatım Biçimleri Testi Çöz

ÖSYM sınav formatına uygun olarak uzman ekibimiz tarafından hazırlanan 2021 KPSS Türkçe Anlatım Biçimleri Testi Çöz deneme sınavı toplam 20 sorudan oluşmaktadır. Sınav için tahmini süre 20 dakikadır. KPSS Sözcük Yapısı Deneme Sınavı sonunda doğru ve yanlışlarınız görebilir, başarınızı ölçebilirsiniz.

KPSS PUAN HESAPLAMA

Konu ve KategoriSoru SayısıSüre
KPSS Türkçe Test Çöz20 soru20 dakika
Tüm KPSS Türkçe Testleri ÇözOnline Test Çöz SayfasıKPSS Çıkmış Sorular

KPSS Türkçe Anlatım Biçimleri Test Çöz - 1

Tebrikler - KPSS Türkçe Anlatım Biçimleri Test Çöz - 1 adlı sınavı başarıyla tamamladınız.Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%
Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
Kentsel düş gücünü heceleyenler, kentin karakteri olan nesnelerdir. Bu nesneler, kentin tarihine tanıklık eden ve onunla bütünleşen varlıklar olarak kendilerini kabul ettirir. Dilsiz güçler rolünde hep sahnededirler. Galata Kulesi, Beyoğlu’nun yıkık dökük evleri, bir avlunun gölgesindeki zarif bir kuyu, kim bilir güneşin yakıcılığında hangi sohbetlere siper olmuş görkemli asırlık çınarlar, yüzyıllık bir çeşme, küçük bir fotoğrafçının vitrinini süsleyen eski aile fotoğrafları… Bu nesnelerin işlevi; varlıklarıyla kentin romanını yazmak, varlıklarını sürdürürken çağın yüklediği yeni anlamlara rağmen kente sahip çıkmaktır. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi vardır?
A
Öyküleme
B
Örneklendirme
C
Tanık gösterme
D
Tanımlama
E
Karşılaştırma
1 numaralı soru için açıklama 
"Örneklendirme" vardır.
Soru 2
Bir noktadan sonra, hayal ettiğim bu dünya benim elimden çıkar ve kafamın içinde yaşadığım şehirden daha gerçek olur. O zaman bütün insanlar ve sokaklar, eşyalar ve binalar sanki hep birlikte aralarında konuşmaya, benim önceden hissedemediğim ilişkiler kurmaya; sanki benim hayalimde ve kitaplarımda değil kendi kendilerine yaşamaya başlarlar. İğneyle kuyu kazar gibi sabırla hayal ederek kurduğum bu âlem, bana o zaman her şeyden daha gerçekmiş gibi gelir. Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A
Kişileştirmeye yer verilmiştir.
B
Birinci kişili anlatım kullanılmıştır.
C
Karşılaştırmadan yararlanılmıştır.
D
Benzetme yapılmıştır.
E
Örneklemeye başvurulmuştur.
2 numaralı soru için açıklama 
"Örneklemeye başvurulmuştur." ifadesi söylenemez.
Soru 3
Güzeldere'de kışın bembeyaz bir sessizlik kaplar her yanı. İlkbaharda taze yeşilin, eflatun orman gülleriyle uyumu göze çarpar. Yazın koyu bir yeşil hâkim olur dağlara. Ya sonbaharda? Kayınların, gürgenlerin kırmızısı, ıhlamur yapraklarının saman gibi sarısıyla güze direnen çalıların yeşili birbirine karışır. Güzeldere'nin en görkemli zamanıdır sonbahar.Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A
Benzetme yapılmıştır.
B
Betimleyici öğelere yer verilmiştir.
C
Öznellik ağır basmaktadır.
D
Bir varlığa insana özgü bir nitelik aktarılmıştır.
E
Yinelemelere başvurulmuştur.
3 numaralı soru için açıklama 
"Yinelemelere başvurulmuştur." söylenemez.
Soru 4
Andersen'i özgün kılan bir özellik, çevremizdeki sıradan nesneleri kişileştirip birer masal kişisine dönüştürmesidir. Öykülerinde küçücük nesneler, nesne niteliklerini hiç yitirmeden insanlarınkine benzer serüvenler yaşar: Kurşun asker, yıkımdan yıkıma sürüklenirken gözü pekliğinden ve iyimserliğinden bir şey yitirmez; tencere vurulur, çömlek ve masa konuşur. Bunun yanında Andersen bize, kişileri hiç de masalsı sayılamayacak, oldukça gerçekçi masallar da anlatır: Eski Ev, Kapıcının Oğlu.Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur? 
A
Tanık gösterme
B
Tanımlama
C
Örneklere yer verme
D
Betimleme
E
Tartışma
4 numaralı soru için açıklama 
Anlatımda "Örneklere yer verme "başvurulmuştur.
Soru 5
Doğuda dağlar kar altında yatarken bahar geldi dağlarına Ege'nin. Yeşille kucaklaştı toprak; dağ taş yemyeşil. Sanki papatya denizi Datça, göz alabildiğine uzanan. Bahar kokuyor her yer. Kırlar rengârenk çiçek...Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A
Doğanın kişileştirildiği
B
Karşıt anlamlı sözcüklerin bir arada kullanıldığı
C
Karşılaştırmaya başvurulduğu
D
Bahara özgü görüntülerin betimlendiği
E
Devrik cümlelerle anlatımın doğallaştırıldığı
5 numaralı soru için açıklama 
"Karşıt anlamlı sözcüklerin bir arada kullanıldığı" söylenemez.
Soru 6
Bavulum elimde, ıpıssız sokakta ortada kaldım. Tekerlekler, atlar göçük sesler çıkararak uzaklaştılar, hızla. Yok oldular, bir yumuşaklığa dalıvermiş gibi. Sesler hiç yankılanmadı, evler, duvarlar kaskatıydı. Çinko oluklar, çatıları kristal parıltılarla çevreliyordu. Ortalıkta bir köpek bile yoktu; ıpıssızdı her yan.Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?
A
Betimleme
B
Karşılaştırma
C
Örneklendirme
D
Öyküleme
E
Açıklama
6 numaralı soru için açıklama 
"Betimleme"den yararlanılmıştır.
Soru 7
Yanı başımdaki vişneye üç serçe süzüldü. Konar konmaz çekişmeye, ıslak tüylerini kabartarak didişmeye başladılar. Yaramazlık ettikleri için dalların yapraklarına yağmurun taktığı pırlanta küpeleri yere düşürdüler. Fakat telaşlarından altlarındaki dalda arka arkaya kamburlarını çıkararak sürünen kocaman iki tırtılın farkına bile varamadılar.Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?
A
Betimleme
B
Örneklendirme
C
Öyküleme
D
Karşılaştırma
E
Tartışma
7 numaralı soru için açıklama 
"Öyküleme"den yararlanılmıştır.
Soru 8
(I) Minibüsle sabahleyin yola çıktık. (II) Yeşilin, açığından koyusuna değin bütün tonlarıyla bezenmiş ağaçların süslediği yamaçlardan, tepelerden geçtik. (III) Şırıl şırıl akan derecikleri aşa aşa sonunda yeryüzü cennetine vardık. (IV) Çevresini irili ufaklı ağaçların kuşattığı mavi, duru, büyük göle akan bir yamaçta durduk. (V) Kameramızı çıkarıp bu manzarayı görüntüledik. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde betimlemeye yer verilmemiştir?
A
I ve II.
B
l ve V.
C
II ve III.
D
II ve IV.
E
III ve IV.
8 numaralı soru için açıklama 
I. cümle “Minibüsle sabahleyin yola çıktık.” V. cümle “Kameramızı çıkarıp bu manzarayı görüntüledik.” Bu cümlelerde betimlemeden söz edilemez. Bu cümleler “Ateş kızılı bir minibüsle seher vakti yola çıktık.” “Kumaşın rengi atmış, dikişleri sökülmüş çantadan kameramızı çıkarıp insanı büyüleyen o eşsiz manzarayı görüntülemeye başladık.” biçiminde kurulsaydı betimleme olurdu. Cevap B
Soru 9
Karanlık çökmeye başlamıştı. Güneş sessizce dağların arkasına doğru yanaşırken el sallıyor gibiydi. Göğün dağla birleştiği noktayı kızıla boyamaya başlamıştı bile. Dağların arasından kivrılarak akan ve aktıkça ovadaki sessizliği bozan nehirden yansıyan ışık, değişik ve göz alıcı bir görüntü oluşturuyordu. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
A
Öykülemeye dayalı anlatım
B
Karşılaştırmaya dayalı anlatım
C
Betimlemeye dayalı anlatım
D
Açıklamaya dayalı anlatım
E
Örneklemeye dayalı anlatım
9 numaralı soru için açıklama 
Bu parçada yazarın amacı, okuyucuya izlenim kazandırmaktır. Ağır basan anlatım betimlemedir. Cevap (C) seçeneğidir.
Soru 10
Köyden kasabaya taşınmıştık. Cadde üstünde, sol tarafta bahçesi olan beyaz boyalı bir ev satın almıştık. Bahçemizden, komşu bahçeden gelen küçük bir su yolu geçiyordu. Bu su, yan duvarın altından aşağıdaki bahçelere akıyordu. Bizim bahçenin bir köşesinde ufak bir tel kümes vardı. Dip tarafa domates, biber, yeşil salata ekilmişti. Cadde tarafında sardunyalar, pembe karanfiller, hanımelleri bulunurdu.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangilerine başvurulmuştur?
A
Açıklama – öyküleme
B
Tartışma – betimleme
C
Öyküleme – betimleme
D
Açıklama – tartışma
E
Örneklendirme – öyküleme
10 numaralı soru için açıklama 
Bu parçada olaylar, okuyucunun kafasında resmedilerek canlandırmıştır. Parçada hem öyküleme hem de betimleme var. Cevap C
Soru 11
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak, Boşanır sırtlara vadilere, sağnak sağnak. Top ve tüfekten daha sık gülle yağan mermiler Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler Ne çelik tabyalar ister ne siner hasmından Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?Yukarıdaki dizelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A
Yaşananlar abartılarak aktarılmıştır.
B
Ahenk unsurlarından yararlanılmıştır.
C
Savaşın vahşeti gözler önüne serilmiştir.
D
Olay, birinci kişinin ağzından aktırılmıştır.
E
Kahramanlık duygusu dile getirilmiştir.
11 numaralı soru için açıklama 
Mehmet Akif’in “Çanakkale Destanı”ndan alınan bu dizelerde yaşananlar abartılarak aktarılmış, ahenk unsurlarından (uyak, ölçü) yararlanılmıştır. Savaşın vahşeti birinci ve ikinci dizede gözler önüne serilmiş; dördüncü beşinci ve altıncı dizede kahramanlık duygusu belirgin olarak aktarılmıştır. Olayda üçüncü kişili anlatıcı kullanılmıştır. Cevap (D) seçeneğidir.
Soru 12
Margarini bir tencerede erit. Sonra un ve pirinç ununu ekle ve kavur. Kavurma işi bittikten sonra şeker karıştır. Önceden hazırladığın dörde bölünmüş incirleri de muhallebinin içine koy. Muhallebi göz göz olana kadar pişir. Muhallebiyi ateşten aldıktan sonra blendırdan geçir, sonra kâselerin içine birer adet kuru incir doğra ve kaynatılmış muhallebiyi incirlerin üzerine dök. Üzerini irice çekilmiş cevizle süsle, incirli muhallebi soğuduktan sonra servis yap.Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A
Emir kipiyle çekimlenmiş eylemlere sıkça yer verilmiştir.
B
Açıklayıcı betimlemelerle anlatıma kesinlik katılmıştır.
C
Dil, alıcıyı harekete geçirme işleviyle kullanılmıştır.
D
Anlatımda genellikle kısa cümlelerden yararlanılmıştır.
E
Parçada emredici anlatım kullanılmıştır.
12 numaralı soru için açıklama 
Bu parçada emredici anlatımın özellikleri kullanılarak incirli muhallebinin tarifi yapılmıştır. Parçada açıklayıcı betimlemeden yararlanılmamıştır. Cevap (B) seçeneğidir.
Soru 13
Torosların eteklerinde bir yer... Şırıl şırıl akan dere, derede zıplama yarışı yapan balıklar... Yemyeşil çimenlerin yumuşak ve serin kucağı­na uzanmış piknikçiler... Bulutlara yetişmeye çalışan ince, uzun, yakışıklı ağaç denizi... Dal­dan dala zıplayan sincaplar... Pavarotti'yi kıs­kandıracak bir konsere imza atmakta olan bin-bir renkli kuşlar... Torosların püfür püfür esen yeli ve buram buram çam, iğde, menekşe, süm­bül kokuları...Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A
Çeşitli duyulara seslenme
B
Eksiltili cümlelere yer verme
C
Betimleyici bir yol izleme
D
Gözlem gücünden yararlanma
E
Olayları oluş sırasına göre anlatma
13 numaralı soru için açıklama 
" Olayları oluş sırasına göre anlatma " yoktur.
Soru 14
Şehir mimarisinin, toplum kimliğiyle bağlantısı­na kafa yormamıştır. Karmakarışık suratlarında en ufak bir duygu izine rastlanmaz. Ama bu tip­ler sağlıksız kentleşmeye çözüm aramaya kal­kar. İşte bu garip geliyor bana. Güya onlar has­talıklı kentleşmeye ilaç olacaklarmış. Sonuçta onların elinden "sağlam çarpıklıklar(!)" doğuyor. Öylesine sağlam ki bir gün bu beton yığını kent­leri değiştirmek isteyen bir medeniyet kurulur­sa, denizler dolusu molozu dünyanın göğsün­den nasıl kaldıracaklarını aklım almıyor.Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisine başvurulmuştur?
A
Açıklama
B
Betimleme
C
Öyküleme
D
Tartışma
E
Örnekleme
14 numaralı soru için açıklama 
"Tartışma"ya başvurulmuştur.
Soru 15
Şemsettin Sami’nin roman alanındaki tek eseri olan “Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat” Türk edebiyatının ilk romanı kabul edilir. Dili, hayata bakış açısı ve olayın akışı bakımından Batılı anlamda romanla ortak noktaları bulunan eser, tesadüflerin çokluğu ve sık kullanılan motiflerle halk hikâyesini de hatırlatmaktadır. 1872’den sonra parça parça yayımlanmaya başlamış ve üç bölümde tamamlanmıştır.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?
A
Tartışmacı anlatım
B
Kanıtlayıcı anlatım
C
Öyküleyici anlatım
D
Öğretici anlatım
E
Düşsel anlatım
15 numaralı soru için açıklama 
Bu parçada Şemsettin Sami’ye ait olan “Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat” adlı roman hakkında bilgi verilmiştir. Cevap (D) seçeneğidir.
Soru 16
“Eylülde Kaçkarlar”ın çevresinde “kestane karası fırtınası” gelip çatar. Kestanelerin dökülme zamanıdır artık. Yöre insanı için kestanenin hem meyvesi hem de kerestesi çok değerlidir. Evlerin özellikle dış cephesi bu ağaçtan yapılır. Rüzgârlar vadilerde uğuldamaya, yapraklar dökülmeye başlamıştır bugünlerde. Karın habercisi “karakuş” birazdan pencerenin pervazına tüner. Derinden kurt ulumaları gelir. Orman tüm yaşamıyla hazırdır uzun ve beyaz kışa.”Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinde verilenlerden yararlanılmıştır?
A
Karşılaştırma, tanımlama, öyküleme
B
Açıklama, öyküleme, betimleme
C
Tartışma, karşılaştırma, öyküleme
D
Tanımlama, örnek gösterme, betimleme
E
Açıklama, tartışma, örnek gösterme
16 numaralı soru için açıklama 
Bu parçanın ilk dört cümlesinde açıklayıcı anlatım biçimi vardır. Daha sonraki cümlelerde ise öyküleyici ve betimleyici cümlelere yer verilmiştir. Cevap (B) seçeneğidir.
Soru 17
Dünya sulak alanlarının büyük bir kısmını kaybetti ve kaybetmeye de devam ediyor. Sorumlusu duş alan bizler miyiz? insanların kullandığı suyun yüzde doksanından fazlası sanayi ve tarımda kullanılırken, golf sahaları dahi insanlardan daha fazla su harcarken sulak alanlar kuruyor çünkü musluklarımızı daha verimlileriyle değiştirmedik öyle mi? Hayır ! Su canlılardan ve yatağından çalınıyor. Dünyadaki nehirlerin yüzde altmışı barajlarla yok ediliyor. Bir zamanlar dünyanın yüzde on ikisini kaplayan sulak alanların bugün yarısı yok. Her gün nehir ve denizlere iki milyon ton zehirli atık boşalıyor. Sorumluların kılı bile kıpırdamıyor.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
A
Öyküleyici anlatım
B
Tartışmacı anlatım
C
Betimleyici anlatım
D
Öğretici anlatım
E
Emredici anlatım
17 numaralı soru için açıklama 
Yazar bu metinde yanlış su kullanımı ile ilgili düşüncelerini, sohbet havası içinde okuyucuyla paylaşıyor. Konuyu tartışarak doğruları görmemize yardımcı oluyor. Cevap (B) seçeneğidir.
Soru 18
Sinema perdesinde dünyayı gülmekten katıltan bu adamın, aslında ne dokunaklı, ne derin, ne acılarla dolu bir ruhu ve bu ruhun o yüze ne hazin bir yansıması vardı. Milyonlarca insanın kim bilir ne kadar şen şakrak diye tanıdığı bu adam, özel yaşamında karamsar, mutsuz bir felsefe taşıyan, insanoğlunun trajedisini ta içinde duyan, "sonsuz bir üzgün"den başkası değildi. Bu parçada nasıl bir insandan söz edilmektedir?
A
Duygularını başkalarına anlatmaktan kaçınan
B
Yaşadığı olaylar yüzünden insanlardan kaçan
C
Mutlu görünmesine karşın son derece mutsuz olan
D
Olaylara ve insanlara olumsuz bir yaklaşımla bakan
E
Mutluluğu çektiği sıkıntılarda, acılarda arayan
18 numaralı soru için açıklama 
Parçada tanıtılan komedyen, milyonlarca insanı güldürdüğü için mutlu ve neşeli bir kişi izlenimi bırakıyor herkeste. Ancak o aslında acılarla dolu bir ruhu olan, üzgün bir kişidir. Bu sözlerle tanıtılan bir kişinin karakter özelliği mutsuz olduğu hâlde mutlu görünmesidir. YANIT: C
Soru 19
Yazılarımı bin bir güçlükle yazarım. Yazıp bitirdikten sonra hiçbir ferahlık duymam. Zira, o kadar sıkıntıyla, zahmetle meydana getirdiğim yazı, benim yazmak istediklerimin soluk bir gölgesi gibidir, Onun için çok defa bunları nefretle bir yana atarım. Şunu da itiraf edeyim ki, eserlerim, kitap hâlinde ya da parça parça yayımlandığında büyük bir pişmanlık duyarım. Ama yazma gücümü ve daha iyiye ulaşma umudumu da asla yitirmem. Kendinden böyle söz eden bir yazar, aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilemez?
A
Kusursuzu arayan
B
Zor beğenen
C
Karamsar
D
Kararlı
E
Açık sözlü
19 numaralı soru için açıklama 
Bu parçadaki yazar kişilik özelliklerini yarattığı eserler karşısındaki tutumu ile veriyor. Yazarın "Meydana getirdiğim yazı, yazmak istediklerin--soluk bir gölgesidir." sözünden "kusursuzu arayan" ve "zor beğenen" birisi olduğunu; "Yazma gücümü ve umudumu asla yitirmem." Sözlerinden kararlı olduğunu ve "şunu da itiraf edeyim ki" sözünden "açık sözlü" olduğunu anlıyoruz. "Karamsarlık" yazarın özelliği olarak verilmemiştir.
Soru 20
Köyden kasabaya taşınmıştık. Cadde üstünde, sol tarafta bahçesi olan, beyaz boyalı bir ev satın almıştık. Bahçemizden, komşu bahçeden gelen küçük bir su yolu geçiyordu. Bu su, yan duvarın altından aşağıdaki bahçelere akıyordu. Bizim bahçenin bir köşesinde ufak bir tel kümes vardı. Dip tarafta domates, biber, yeşil salata ekilmişti. Cadde tarafında sardunyalar, pembe karanfiller, hanımelleri bulunuyordu. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangilerine başvurulmuştur?
A
Açıklama - öyküleme
B
Tartışma - betimleme
C
Öyküleme - betimleme
D
Açıklama - tartışma
E
Örneklendirme - öyküleme
20 numaralı soru için açıklama 
Bu parçada bir kişinin yaşadığı olaylar, okuyucunun kafasında canlandırılacak biçimde anlaşılmıştır. Eylem içinde yaşatma söz konusudur. Bir metinde olayların, olguların, yaşantının aktarılmasına öyküleme denir. O hâlde paragrafta öyküleyici anlatım kullanılmıştır. Ayrıca anlatılanlar, okuyanın kafasında görünür kılınmış bahçe betimlemesi yapılmıştır. Hem betimleyici anlatım hem de öyküleyici anlatım bir arada kullanılmıştır. YANIT: C
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
20 tamamladınız.

KPSS ÇIKMIŞ SORULAR

KPSS ATAMA PUANLARI

Bunları da incele!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: Content is protected!